Kalıcı sertlik
Kalıcı sertlik, suyun toplam sertliğinin karbonat ve bikarbonat alkalinitesiyle dengelenmeyen bölümüdür. Su kimyasında daha doğru teknik karşılığı karbonat olmayan sertliktir. Başlıca Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonlarının SO₄²⁻, Cl⁻ ve NO₃⁻ gibi karbonat dışındaki anyonlarla ilişkili tuzlarından kaynaklanır. Geçici sertliğin aksine sıradan kaynatma işlemiyle belirgin biçimde giderilemez. Kalıcı sertlik; içme suyu arıtımı, kazan besi suyu hazırlama, soğutma sistemleri, iyon değişimi, kimyasal yumuşatma ve membran proseslerinin tasarımı açısından önemlidir.[1][2]
Kalıcı Sertliğin Bilimsel Tanımı
Su sertliği, çözünmüş çok değerlikli katyonların suyun kimyasal ve fiziksel özellikleri üzerindeki ortak etkisini ifade eder. Doğal tatlı sularda sertliğin büyük bölümü kalsiyum ve magnezyumdan kaynaklanır. Demir, mangan, stronsiyum ve baryum gibi diğer çok değerlikli katyonlar da uygun konsantrasyonlarda sertliğe katkıda bulunabilir; ancak çoğu içme suyu kaynağında bunların katkısı kalsiyum ve magnezyuma göre daha düşüktür.[3]
Toplam sertlik iki ana bölümde değerlendirilir:
- Karbonat sertliği veya geçici sertlik
- Karbonat olmayan sertlik veya kalıcı sertlik
Karbonat sertliği, sertlik oluşturan katyonların suyun karbonat ve bikarbonat alkalinitesine eşdeğer bölümüdür. Toplam sertliğin alkaliniteyi aşan kısmı ise karbonat olmayan sertlik olarak tanımlanır. Bu sınıflandırma, çözeltideki iyonların gerçek anlamda sabit molekül çiftleri oluşturduğu varsayımına değil, elektriksel eşdeğerlik hesabına dayanır.[4]
“Kalıcı” kelimesi, bu sertlik bileşeninin hiçbir yöntemle giderilemeyeceği anlamına gelmez. Terim yalnızca kaynatma ve karbondioksit uzaklaştırma gibi geçici sertliği azaltabilen işlemlere karşı daha dirençli olduğunu belirtir. Kalıcı sertlik; iyon değişimi, kireç-soda yöntemi, nanofiltrasyon, ters ozmoz, elektrodiyaliz ve damıtma gibi proseslerle azaltılabilir.
Kimyasal Yapısı
Kalıcı sertlik belirli bir tek bileşikten kaynaklanmaz. Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonlarının karbonat dışındaki anyonlarla dengelendiği bölüm bu sınıfa girer. Başlıca bileşik gösterimleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.
| Bileşik gösterimi | İyonları | Kalıcı sertlikteki önemi |
|---|---|---|
| CaSO₄ | Ca²⁺ ve SO₄²⁻ | Kalsiyum kaynaklı karbonat olmayan sertliğin yaygın biçimlerinden biridir. |
| MgSO₄ | Mg²⁺ ve SO₄²⁻ | Magnezyum sertliği ile sülfat konsantrasyonuna birlikte katkıda bulunur. |
| CaCl₂ | Ca²⁺ ve Cl⁻ | Klorür bakımından zengin sularda kalsiyum kaynaklı kalıcı sertlik oluşturabilir. |
| MgCl₂ | Mg²⁺ ve Cl⁻ | Magnezyum ve klorür içeren tuzlu veya mineralce zengin sularda bulunabilir. |
| Ca(NO₃)₂ | Ca²⁺ ve NO₃⁻ | Nitratın kalsiyumla dengelendiği sularda karbonat olmayan sertliğe katkı sağlar. |
| Mg(NO₃)₂ | Mg²⁺ ve NO₃⁻ | Magnezyumun nitratla ilişkili bölümünü temsil edebilir. |
Bu formüller, su içinde CaSO₄ veya MgCl₂ moleküllerinin değişmeden ve bağımsız biçimde dolaştığı anlamına gelmez. Çözünmüş tuzlar büyük ölçüde iyonlarına ayrışır. Kalıcı sertlik sınıflandırması, Ca²⁺ ve Mg²⁺ eşdeğerlerinin karbonat alkalinitesini aşan bölümünün sülfat, klorür, nitrat ve diğer anyonlarla elektriksel olarak dengelenmesine dayanır.
Doğal ve İnsan Kaynaklı Oluşum
Kalıcı sertliğin doğal oluşumu, suyun geçtiği jeolojik birimlerle yakından ilişkilidir. Yer altı suyu; jips, anhidrit ve magnezyum içeren sülfat mineralleriyle temas ettiğinde Ca²⁺, Mg²⁺ ve SO₄²⁻ kazanabilir. Tuzlu jeolojik tabakalar ve eski denizel çökeltiler ise klorürle ilişkili kalsiyum ve magnezyum konsantrasyonlarını artırabilir. Su-kayaç temas süresi uzadıkça ve suyun mineral çözme kapasitesi arttıkça karbonat olmayan sertlik yükselme eğilimi gösterebilir.[4]
Kireç taşı ve dolomit çözünmesi çoğunlukla karbonat sertliği oluştururken, jips ve anhidrit çözünmesi kalıcı sertliğe daha doğrudan katkıda bulunur:
CaSO₄·2H₂O ⇌ Ca²⁺ + SO₄²⁻ + 2H₂O
CaSO₄ ⇌ Ca²⁺ + SO₄²⁻
İnsan faaliyetleri de suyun iyon bileşimini değiştirebilir. Madencilik drenajı, endüstriyel deşarjlar, sulama dönüş suları, yol tuzları, düzenli depolama alanı sızıntıları ve bazı atık su akımları klorür, sülfat, nitrat, kalsiyum veya magnezyum konsantrasyonlarını artırabilir. Bununla birlikte bir su kaynağında kalıcı sertliğin bulunması tek başına insan kaynaklı kirlenme kanıtı değildir. Jeoloji, hidrojeoloji, iyon oranları ve arazi kullanımı birlikte incelenmelidir.
Kalıcı Sertlik Nasıl Hesaplanır?
Kalıcı sertlik çoğu laboratuvar raporunda doğrudan ölçülen bağımsız bir parametre değildir. Önce toplam sertlik ve toplam alkalinite belirlenir. Her iki değer de mg/L CaCO₃ biriminde ifade edildiğinde karbonat olmayan sertlik fark yöntemiyle hesaplanır. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, karbonat olmayan sertliğin sertlik ve alkalinite ölçümlerinden hesaplanabileceğini belirtmektedir.[5]
Karbonat sertliği = Toplam sertlik ile toplam alkalinitenin küçük olanı
Kalıcı sertlik = Toplam sertlik − Karbonat sertliği
Alkalinite toplam sertlikten küçükse hesaplama basitleşir:
Kalıcı sertlik = Toplam sertlik − Toplam alkalinite
Alkalinite toplam sertliğe eşit veya toplam sertlikten yüksekse kalıcı sertlik sıfır kabul edilir. Laboratuvar raporlarında negatif kalıcı sertlik değeri verilmez.[5]
Hesaplama Örneği
Toplam sertliği 285 mg/L CaCO₃ ve toplam alkalinitesi 170 mg/L CaCO₃ olan bir su için:
Karbonat sertliği = 170 mg/L CaCO₃
Kalıcı sertlik = 285 − 170 = 115 mg/L CaCO₃
Bu suda toplam sertliğin 170 mg/L CaCO₃’lük bölümü karbonat sertliği, 115 mg/L CaCO₃’lük bölümü ise karbonat olmayan sertliktir.
Toplam sertliği 160 mg/L CaCO₃, toplam alkalinitesi 215 mg/L CaCO₃ olan başka bir suda karbonat sertliği toplam sertliğe eşittir:
Karbonat sertliği = 160 mg/L CaCO₃
Kalıcı sertlik = 0 mg/L CaCO₃
Alkalinitenin sertliği aşan 55 mg/L CaCO₃’lük bölümü, sodyum veya potasyum gibi sertlik oluşturmayan katyonlarla dengelenebilir. Bu nedenle yüksek alkalinite her zaman yüksek sertlik anlamına gelmez.
Toplam Sertliğin Kalsiyum ve Magnezyumdan Hesaplanması
Kalsiyum ve magnezyum konsantrasyonları ayrı ayrı ölçülmüşse toplam sertlik CaCO₃ eşdeğeri üzerinden hesaplanabilir. ABD Çevre Koruma Ajansının kullandığı dönüşüm aşağıdaki gibidir:[6]
Toplam sertlik, mg/L CaCO₃ = 2,497 × Ca, mg/L + 4,118 × Mg, mg/L
Örneğin bir suda 72 mg/L kalsiyum ve 24 mg/L magnezyum bulunuyorsa:
Kalsiyum sertliği = 2,497 × 72 = 179,78 mg/L CaCO₃
Magnezyum sertliği = 4,118 × 24 = 98,83 mg/L CaCO₃
Toplam sertlik = 179,78 + 98,83 = 278,61 mg/L CaCO₃
Aynı numunenin toplam alkalinitesi 190 mg/L CaCO₃ ise:
Kalıcı sertlik = 278,61 − 190 = 88,61 mg/L CaCO₃
Katsayılar, Ca²⁺ ve Mg²⁺ konsantrasyonlarının CaCO₃ eşdeğerine dönüştürülmesinden kaynaklanır. Hesaplamada kalsiyum ve magnezyum değerlerinin element olarak mg/L biriminde verilmiş olması gerekir.
Alkalinite ile İlişkisi
Alkalinite, suyun asitleri nötralize etme kapasitesidir. Doğal sularda çoğunlukla HCO₃⁻ ve CO₃²⁻ türlerinden kaynaklanır; bazı sularda OH⁻, borat, fosfat ve silikat türleri de katkıda bulunabilir. Sertlik ise başlıca Ca²⁺ ve Mg²⁺ gibi katyonlarla ilgilidir. Bu nedenle alkalinite ve sertlik aynı parametre değildir.[7]
Kalıcı sertlik, toplam sertlik alkaliniteyi aştığında ortaya çıkar. Bu fazlalık genellikle sülfat, klorür ve nitrat gibi karbonat dışındaki anyonlarla ilişkilidir. Ancak yüksek mineralizasyonlu, endüstriyel etkilenmiş veya olağan dışı iyon bileşimine sahip sularda yalnızca toplam sertlik ve alkalinite farkı proses tasarımı için yeterli olmayabilir. Ayrıntılı iyon dengesi için Ca²⁺, Mg²⁺, Na⁺, K⁺, HCO₃⁻, CO₃²⁻, SO₄²⁻, Cl⁻ ve NO₃⁻ sonuçlarının birlikte incelenmesi gerekir.
Ölçüm ve Analiz Yöntemleri
EDTA ile Toplam Sertlik Tayini
Toplam sertliğin yaygın ölçüm yöntemlerinden biri etilendiamintetraasetik asit ile kompleksleşmeye dayanır. EDTA, Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonlarıyla kararlı kompleksler oluşturur. Uygun pH, tampon ve indikatör kullanılarak titrasyon son noktası belirlenir. EPA Method 130.1, toplam sertliğin kalmagit indikatörü ve EDTA kullanılarak otomatik kolorimetrik biçimde belirlenmesini tanımlar.[8]
EDTA yöntemi toplam sertliği belirler; sertliğin geçici ve kalıcı bölümlerini tek başına ayırmaz. Kalıcı sertliğin hesaplanması için aynı numunenin alkalinite sonucu da gereklidir.
Alkalinite Tayini
Toplam alkalinite, su numunesinin standart bir asitle titre edilmesi ve pH değişiminin izlenmesiyle belirlenir. Asit eklendikçe hidroksit, karbonat, bikarbonat ve diğer asit nötralize eden türler tüketilir. Elde edilen alkalinite değeri mg/L CaCO₃ olarak ifade edildiğinde toplam sertlikle doğrudan eşdeğerlik hesabında kullanılabilir.[7]
Enstrümantal Analizler
Kalsiyum ve magnezyum; atomik absorpsiyon spektrometrisi, indüktif eşleşmiş plazma optik emisyon spektrometrisi veya indüktif eşleşmiş plazma kütle spektrometrisiyle ölçülebilir. Sülfat, klorür ve nitrat ise iyon kromatografisi veya uygun spektrometrik yöntemlerle belirlenebilir.
Kalsiyum ve magnezyum sonuçları toplam sertliğin hesaplanmasını sağlar. Sülfat ve klorür ölçümleri ise kalıcı sertliğin hangi anyonlarla ilişkili olabileceğinin değerlendirilmesine yardım eder. Yalnızca yüksek sülfat veya klorür bulunması, sertliğin aynı oranda yüksek olduğunu göstermez; bu anyonların sodyum veya potasyumla dengelenen bölümleri sertlik oluşturmaz.
Kullanılan Birimler
Kalıcı sertlik genellikle toplam sertlikle aynı birimlerde raporlanır. Birim dönüşümleri yapılırken sonucun element konsantrasyonu mu, iyon konsantrasyonu mu yoksa CaCO₃ eşdeğeri mi olduğu kontrol edilmelidir.
| Birim | CaCO₃ karşılığı | Açıklama |
|---|---|---|
| 1 mg/L CaCO₃ | 1 mg/L CaCO₃ | Laboratuvar ve arıtma hesaplarında temel sertlik birimidir. |
| 1 meq/L | Yaklaşık 50,04 mg/L CaCO₃ | İyon eşdeğerliği ve kimyasal doz hesaplarında kullanılır. |
| 1 °f | 10 mg/L CaCO₃ | Fransız sertlik derecesidir. |
| 1 °dH | Yaklaşık 17,85 mg/L CaCO₃ | Alman sertlik derecesidir. |
| 1 gpg | Yaklaşık 17,1 mg/L CaCO₃ | Özellikle evsel su yumuşatma sistemlerinde kullanılan grain/US gallon birimidir. |
Bir suyun toplam sertliği 300 mg/L CaCO₃ olabilir; ancak bunun ne kadarının kalıcı olduğu alkalinite bilinmeden belirlenemez. Örneğin aynı toplam sertliğe sahip iki sudan birinin kalıcı sertliği sıfıra yakınken diğerinin kalıcı sertliği 150 mg/L CaCO₃ olabilir.
Kaynatma Kalıcı Sertliği Neden Gidermez?
Geçici sertlikte bikarbonat dengesi ısıtma ve CO₂ kaybıyla değişir. Böylece CaCO₃ çökelebilir. Kalıcı sertlikte ise Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonlarını çöktürecek yeterli karbonat alkalinitesi bulunmaz. CaSO₄, MgSO₄, CaCl₂ ve MgCl₂ gibi türler sıradan kaynatma koşullarında genel olarak çözeltide kalır.
Kaynatma sırasında suyun bir bölümü buharlaştığında çözünmüş tuzların konsantrasyonu artabilir. Bu nedenle kaynatma kalıcı sertliği güvenilir biçimde azaltmadığı gibi, kalan sudaki iyon konsantrasyonunu yükseltebilir. Çok yüksek sıcaklık, basınç ve konsantrasyon koşullarında bazı sülfat veya diğer mineral çökeltileri oluşabilse de bu durum evsel kaynatmanın etkili bir yumuşatma yöntemi olduğu anlamına gelmez.
Su Kullanımına Etkileri
Sabun ve Temizlik Performansı
Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonları klasik sabunların yağ asidi anyonlarıyla çözünürlüğü düşük bileşikler oluşturabilir. Bu reaksiyon sabun tüketimini artırır, köpük oluşumunu azaltır ve yüzeylerde kalıntı bırakabilir. Kalıcı ve geçici sertlik bu bakımdan benzer davranır; çünkü sabunla etkileşimi belirleyen başlıca unsur anyon türünden çok çözünmüş Ca²⁺ ve Mg²⁺ miktarıdır.[9]
Tesisat ve Isı Transfer Sistemleri
Kalıcı sertlik, karbonat sertliği kadar kolay CaCO₃ çökeltmese de yüksek sıcaklık, basınç, buharlaşma ve konsantrasyon koşullarında mineral birikimlerine katkıda bulunabilir. Özellikle kazanlarda su buharlaştıkça çözünmüş tuzların konsantrasyonu artar. Kalsiyum sülfat ve diğer düşük çözünürlüklü bileşikler sert ve yoğun birikimler oluşturabilir.
Isı transfer yüzeylerinde oluşan mineral tabakalar ısı iletimini azaltabilir, yüzey sıcaklığını yükseltebilir, enerji tüketimini artırabilir ve ekipmanın bakım sıklığını değiştirebilir. Birikimin kimyasal yapısı yalnızca sertliğe değil; sülfat, silika, fosfat, demir, pH, sıcaklık ve çevrim sayısına da bağlıdır.[4]
Soğutma Sistemleri
Açık devre soğutma kulelerinde suyun bir bölümü buharlaşırken çözünmüş mineraller sistemde kalır. Çevrim sayısı yükseldikçe Ca²⁺, Mg²⁺, SO₄²⁻ ve diğer iyonlar yoğunlaşır. Bu durum çökelme, korozyon ve biyolojik büyüme kontrolünü birlikte etkiler. Kalıcı sertlik bulunan soğutma sularında yalnızca pH kontrolü yeterli olmayabilir; iyon dengesi, doygunluk hesapları, blöf oranı ve kimyasal şartlandırma birlikte değerlendirilmelidir.
Membran Sistemleri
Nanofiltrasyon ve ters ozmoz sistemlerinde Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonları konsantre akımda birikir. Kalıcı sertlikle ilişkili sülfat iyonları, uygun koşullarda CaSO₄ gibi mineral çökeltilerinin oluşmasına katkıda bulunabilir. Baryum veya stronsiyum da mevcutsa BaSO₄ ve SrSO₄ gibi düşük çözünürlüklü çökeltiler membran işletmesini zorlaştırabilir.
Taşlaşma riski; besleme suyu bileşimi, pH, sıcaklık, geri kazanım oranı, membran türü, iyonik güç ve antiskalant uygulamasına bağlıdır. Membran proseslerinde yalnızca toplam sertlik değil, sertliğin karbonat ve karbonat olmayan bölümleri ile ayrıntılı anyon analizi de dikkate alınmalıdır.
İçme Suyu ve Sağlık Açısından Değerlendirme
Kalıcı sertlik tek başına belirli bir toksik kirleticinin adı değildir. Sertliği oluşturan kalsiyum ve magnezyum insan beslenmesinde gerekli minerallerdir. Dünya Sağlık Örgütü, içme suyunda sertlik için sağlık temelli bir kılavuz değer belirlememiştir. Sertlik daha çok estetik kabul, sabun tüketimi, mineral birikimi ve işletme koşulları açısından değerlendirilir.[1]
Health Canada’nın 2025 tarihli teknik belgesinde de sertlik için sağlık temelli değer veya azami kabul edilebilir konsantrasyon oluşturulmasını gerektiren yeterli kanıt bulunmadığı belirtilmektedir. Bununla birlikte kalıcı sertlikle ilişkili sülfat, klorür veya nitrat gibi iyonların ayrı sağlık, tat veya işletme ölçütleri bulunabilir. Bu parametreler sertlik değerinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir.[10]
Suda kalıcı sertlik bulunması tek başına suyun içilemez olduğunu göstermez. Aynı şekilde sertliğin giderilmiş olması da suyun mikrobiyolojik veya kimyasal açıdan bütünüyle güvenli olduğu anlamına gelmez. İçme suyu değerlendirmesi mikrobiyolojik parametreleri, toksik elementleri, organik kirleticileri, nitratı ve ilgili diğer kalite göstergelerini kapsamalıdır.
Kalıcı Sertliğin Giderilmesi
İyon Değişimi
Sodyum çevrimli katyon değiştirici reçineler Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonlarını reçine yüzeyinde tutarak bunların yerine Na⁺ verir. Bu mekanizma sertliğin karbonat veya karbonat olmayan biçimde olmasına bağlı değildir. Bu nedenle iyon değişimi hem geçici hem de kalıcı sertliği azaltabilir.[11]
Basitleştirilmiş değişim reaksiyonları şu şekilde gösterilebilir:
2R–Na + Ca²⁺ → R₂–Ca + 2Na⁺
2R–Na + Mg²⁺ → R₂–Mg + 2Na⁺
Reçine kapasitesi dolduğunda genellikle NaCl içeren tuzlu suyla rejenerasyon yapılır. Rejenerasyon sonucunda Ca²⁺, Mg²⁺, Na⁺ ve Cl⁻ içeren yoğun bir atık akım oluşur. Reçine kapasitesi; ham su sertliği, demir ve mangan varlığı, debi, yatak hacmi, rejenerasyon dozu ve bakım durumundan etkilenir.[12]
Sodyum formundaki yumuşatıcılar toplam çözünmüş maddeyi önemli ölçüde azaltmaz. Kalsiyum ve magnezyumun yerine sodyum geçtiği için suyun iyon bileşimi değişir. Yumuşatma işlemi sülfat, klorür ve nitrat anyonlarını doğrudan gidermez.
Kireç-Soda Yöntemi
Karbonat olmayan sertliğin kimyasal çöktürmeyle giderilmesinde kireçle birlikte soda külü olarak bilinen Na₂CO₃ kullanılabilir. Kireç, magnezyumun Mg(OH)₂ biçiminde çökelmesine yardımcı olur. Soda külü ise karbonat olmayan kalsiyum sertliğini CaCO₃ çökeleğine dönüştürmek için gerekli CO₃²⁻ iyonunu sağlar.[13]
Kalsiyum sülfatın soda külüyle çöktürülmesi basitleştirilmiş olarak şu şekilde gösterilebilir:
CaSO₄ + Na₂CO₃ → CaCO₃↓ + Na₂SO₄
Kalsiyum klorür için:
CaCl₂ + Na₂CO₃ → CaCO₃↓ + 2NaCl
Magnezyum sülfatın gideriminde önce kireçle Mg(OH)₂ çökelmesi sağlanabilir:
MgSO₄ + Ca(OH)₂ → Mg(OH)₂↓ + CaSO₄
Oluşan CaSO₄ daha sonra soda külüyle reaksiyona sokulabilir:
CaSO₄ + Na₂CO₃ → CaCO₃↓ + Na₂SO₄
Proses; hızlı karıştırma, flokülasyon, çöktürme, çamur uzaklaştırma, filtrasyon ve çoğu uygulamada yeniden karbonatlandırma veya pH ayarı gerektirir. Kimyasal doz yalnızca toplam sertliğe göre belirlenmez; kalsiyum, magnezyum, alkalinite, serbest CO₂, pH ve hedef artık sertlik birlikte hesaba katılır.
Kireç-soda işlemi katı çamur oluşturur. Ayrıca reaksiyonlardan sonra sodyum sülfat veya sodyum klorür gibi çözünmüş tuzlar suda kalabilir. Bu nedenle sertlik azalırken toplam çözünmüş madde aynı oranda azalmak zorunda değildir.
Nanofiltrasyon
Nanofiltrasyon membranları iki değerlikli iyonlara karşı yüksek tutma eğilimi gösterir. Ca²⁺, Mg²⁺ ve SO₄²⁻ gibi iyonlar önemli ölçüde ayrılabildiğinden kalıcı sertlik azaltılabilir. Tek değerlikli Na⁺ ve Cl⁻ iyonlarının geçişi, kullanılan membranın özelliklerine göre daha yüksek olabilir.[11]
Nanofiltrasyon daha düşük basınçlarda çalışabilse de membran taşlaşması, organik kirlenme, konsantre yönetimi ve ön arıtma gereksinimi devam eder. Giderim performansı sabit bir oran değildir; membran seçimi, basınç, sıcaklık, pH, geri kazanım ve besleme suyu kimyasına göre değişir.
Ters Ozmoz
Ters ozmoz, kalıcı sertliği oluşturan iyonlarla birlikte çok sayıda çözünmüş tuzu azaltabilir. Basınç altında su membranın ürün suyu tarafına geçerken çözünmüş iyonların büyük bölümü konsantre akımda tutulur. Yöntem yalnızca yumuşatma değil, daha kapsamlı demineralizasyon gerektiğinde tercih edilebilir.[11]
Yüksek kalıcı sertlik, özellikle sülfatça zengin sularda membran taşlaşması riskini artırabilir. Ön arıtma; iyon değişimi, kimyasal çöktürme, antiskalant dozlaması, pH ayarı veya geri kazanım oranının sınırlandırılmasını içerebilir. Ters ozmoz konsantresi yüksek miktarda çözünmüş tuz içerdiğinden deşarj veya bertaraf koşulları tasarımın temel parçalarındandır.
Damıtma
Damıtma işleminde su buharlaştırılır ve ayrı bir yüzeyde yoğunlaştırılır. Ca²⁺, Mg²⁺, SO₄²⁻ ve Cl⁻ gibi uçucu olmayan iyonların büyük bölümü kaynatma kabında kalır. Böylece geçici ve kalıcı sertlik ürün suyundan ayrılabilir.
Yöntemin enerji ihtiyacı yüksektir. Kaynatma yüzeyinde mineral birikimi oluşabilir ve düzenli temizlik gerekebilir. Ayrıca uçucu maddelerin kontrolü ve ürün suyunun yeniden mineral dengesi uygulamanın amacına göre değerlendirilmelidir.
Demineralizasyon Amaçlı İyon Değişimi
Tam demineralizasyon sistemlerinde hidrojen çevrimli katyon reçinesi Ca²⁺, Mg²⁺ ve diğer katyonları H⁺ ile değiştirir. Ardından hidroksit çevrimli anyon reçinesi SO₄²⁻, Cl⁻, NO₃⁻ ve diğer anyonları OH⁻ ile değiştirir. H⁺ ve OH⁻ birleşerek H₂O oluşturur.
Bu sistemler kalıcı sertliğin yanı sıra çözünmüş tuzların büyük bölümünü azaltabilir. Reçinelerin asit ve bazla rejenerasyonu, kimyasal güvenlik, atık nötralizasyonu ve işletme kontrolü gerektirir. Yüksek saflıkta kazan besi suyu ve bazı endüstriyel proseslerde kullanılabilir.
Kalıcı Sertliği Gidermeyen veya Yalnızca Kontrol Eden İşlemler
Bazı su arıtma uygulamaları kalıcı sertliği gerçekten azaltmadığı hâlde sertlik giderimiyle karıştırılabilir.
- Aktif karbon: Tat, koku, klor ve bazı organik maddeler için kullanılabilir; çözünmüş Ca²⁺ ve Mg²⁺ tuzlarını genel olarak gidermez.
- Sediment filtresi: Askıda katıları tutar; çözünmüş kalıcı sertlik iyonlarını uzaklaştırmaz.
- Kaynatma: Geçici sertliğin bir bölümünü çöktürebilir, ancak kalıcı sertlik için güvenilir giderim sağlamaz.
- Antiskalant: Mineral kristallerinin oluşmasını veya büyümesini geciktirebilir; sertlik iyonlarını sudan çıkarmaz.
- Polifosfat dozlaması: Bazı mineralleri belirli koşullarda bağlı tutarak çökelmeyi azaltabilir; toplam sertliği düşürmez.
- Manyetik veya elektronik şartlandırma: Sertlik iyonlarını fiziksel olarak sudan ayırmadığı sürece laboratuvar ölçümündeki kalıcı sertliği azaltmaz.
Arıtma Yöntemlerinin Karşılaştırılması
Kalıcı sertlik için uygulanabilecek yöntemlerin temel özellikleri aşağıdaki tabloda karşılaştırılmıştır.
| Yöntem | Çalışma mekanizması | Başlıca avantajı | Başlıca sınırlaması |
|---|---|---|---|
| İyon değişimi | Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonlarını Na⁺ veya başka katyonlarla değiştirir. | Geçici ve kalıcı sertliği birlikte azaltabilir. | Tuz tüketimi ve rejenerasyon atığı oluşturur. |
| Kireç-soda | CaCO₃ ve Mg(OH)₂ çökeltileri oluşturur. | Büyük debilerde kimyasal yumuşatma sağlayabilir. | Kimyasal kontrol, çamur yönetimi ve filtrasyon gerekir. |
| Nanofiltrasyon | İki değerlikli iyonları membranla ayırır. | Sertlik ve sülfat gideriminde etkili olabilir. | Konsantre akım ve membran taşlaşması oluşabilir. |
| Ters ozmoz | Çözünmüş iyonları basınçlı membranla ayırır. | Sertlikle birlikte toplam çözünmüş maddeyi azaltır. | Enerji, ön arıtma ve konsantre yönetimi gerektirir. |
| Damıtma | Suyu buharlaştırıp yeniden yoğunlaştırır. | Uçucu olmayan sertlik minerallerini ayırır. | Enerji tüketimi ve cihaz içi taşlaşma yüksektir. |
| Tam demineralizasyon | Katyon ve anyon değiştirici reçineleri birlikte kullanır. | Hem sertlik katyonlarını hem karşı anyonları azaltır. | Asit, baz, rejenerasyon ve atık nötralizasyonu gerektirir. |
Benzer Terimlerden Farkları
| Terim | Tanım | Kalıcı sertlikle ilişkisi |
|---|---|---|
| Toplam sertlik | Başlıca Ca²⁺ ve Mg²⁺ iyonlarının toplam CaCO₃ eşdeğeridir. | Geçici ve kalıcı sertliğin toplamıdır. |
| Geçici sertlik | Karbonat ve bikarbonat alkalinitesiyle eşdeğer sertlik bölümüdür. | Kaynatmayla kısmen azaltılabilir; kalıcı sertlikten bu özelliğiyle ayrılır. |
| Karbonat sertliği | Toplam sertliğin alkaliniteye kadar olan bölümüdür. | Genellikle geçici sertliğin teknik karşılığıdır. |
| Karbonat olmayan sertlik | Toplam sertliğin alkaliniteyi aşan bölümüdür. | Kalıcı sertliğin teknik karşılığıdır. |
| Alkalinite | Suyun asit nötralize etme kapasitesidir. | Kalıcı sertliğin hesaplanmasında toplam sertlikten çıkarılan parametredir. |
| Kalsiyum sertliği | Ca²⁺ iyonlarının toplam sertliğe katkısıdır. | Kalsiyum sertliğinin bir bölümü geçici, bir bölümü kalıcı olabilir. |
| Magnezyum sertliği | Mg²⁺ iyonlarının toplam sertliğe katkısıdır. | Magnezyumun karbonat dışındaki anyonlarla ilişkili bölümü kalıcı sertliğe katılır. |
| Toplam çözünmüş madde | Suda çözünmüş mineral ve diğer maddelerin toplamına ilişkin parametredir. | Kalıcı sertliği kapsayabilir; ancak sertlik oluşturmayan Na⁺ ve K⁺ tuzlarını da içerir. |
| Elektriksel iletkenlik | Suyun elektrik akımını iletme yeteneğidir. | Toplam iyon miktarıyla ilişkilidir, kalıcı sertliği doğrudan ölçmez. |
Türkiye’de Mevzuat ve Laboratuvar Uygulaması
Türkiye’de insani tüketim amaçlı suların kalite, izleme ve denetim çerçevesi İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik kapsamında yürütülür. Mevzuat değerlendirmesinde Sağlık Bakanlığının yönlendirdiği güncel konsolide metin ve eklerdeki parametreler esas alınmalıdır.[14]
Kalıcı sertlik, laboratuvarlarda çoğunlukla ayrı bir doğrudan analiz yerine toplam sertlik ve alkalinite sonuçlarından hesaplanır. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün 2026 yılı analiz rehberinde su analizleri ve toplam sertlik gibi parametrelere ilişkin laboratuvar hizmetleri yer almaktadır.[15]
Bir analiz raporundaki sertlik değeri değerlendirilirken bunun toplam sertlik, kalsiyum sertliği, magnezyum sertliği, karbonat sertliği veya karbonat olmayan sertlik olup olmadığı açıkça belirlenmelidir. Yasal parametre değeri, laboratuvar raporlama sınırı, cihaz çalışma aralığı ve işletme hedefi birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
İşletme ve Bakım Açısından Önemi
Kalıcı sertlik sabit bir kaynak özelliği olmayabilir. Yer altı suyu seviyesindeki değişimler, farklı kuyuların devreye alınması, mevsimsel beslenme, yüzey suyu ve yer altı suyunun harmanlanması veya endüstriyel etkiler iyon bileşimini değiştirebilir. Bu nedenle yalnızca yıllar önce yapılmış tek bir sertlik analizine dayanarak proses tasarlanmamalıdır.
Kalıcı sertlik kontrolü gereken sistemlerde aşağıdaki parametrelerin birlikte izlenmesi yararlıdır:
- Toplam sertlik
- Kalsiyum ve magnezyum
- Toplam alkalinite
- Sülfat, klorür ve nitrat
- pH ve sıcaklık
- Elektriksel iletkenlik ve toplam çözünmüş madde
- Silika, demir, mangan, baryum ve stronsiyum
- İyon değiştiricilerde çıkış sertliği ve rejenerasyon sıklığı
- Membran sistemlerinde besleme, ürün ve konsantre akım analizleri
- Kazan ve soğutma sistemlerinde çevrim sayısı ve blöf oranı
Arıtma yöntemi; kalıcı sertlik miktarı, günlük debi, hedef su kalitesi, atık deşarj koşulları, enerji tüketimi ve işletme kapasitesi dikkate alınarak seçilmelidir. Yalnızca evsel kireçlenmeyi azaltmak için kullanılan bir iyon değiştirici ile yüksek basınçlı kazan besi suyu için gereken demineralizasyon sistemi aynı kalite hedeflerine sahip değildir.
Kaynaklar
- World Health Organization. Hardness: Chemical fact sheet. Guidelines for Drinking-water Quality, 2022.
- University of Florida IFAS Extension. Water Quality Notes: Alkalinity and Hardness. University of Florida, 2019.
- World Health Organization. Hardness in Drinking-water: Background document for development of WHO Guidelines for Drinking-water Quality. World Health Organization, 2011.
- U.S. Geological Survey. Water-Quality Criteria. Water-Resources Investigations Report 01-4194, 2001.
- U.S. Geological Survey. Methods for Determination of Inorganic Substances in Water and Fluvial Sediments: Hardness, Noncarbonate, Calculation. Techniques of Water-Resources Investigations, 1989.
- U.S. Environmental Protection Agency. 2021 MSGP Appendix J – Calculating Hardness in Freshwater Receiving Waters for Hardness Dependent Metals. U.S. EPA, 2021.
- U.S. Geological Survey. Alkalinity and Water. Water Science School, 2018.
- U.S. Environmental Protection Agency. Method 130.1: Hardness, Total (mg/L as CaCO3), Colorimetric, Automated EDTA. U.S. EPA, 1971.
- U.S. Geological Survey. Hardness of Water. Water Science School, 2018.
- Health Canada. Guidelines for Canadian Drinking Water Quality: Operational Parameters. Government of Canada, 2025.
- U.S. Environmental Protection Agency. Overview of Drinking Water Treatment Technologies. U.S. EPA, 2026.
- U.S. Environmental Protection Agency. Cation Exchange Water Softeners. WaterSense, U.S. EPA, 2026.
- U.S. Environmental Protection Agency. How to Conduct a Sanitary Survey of Drinking Water Systems: Learner’s Guide. U.S. EPA, 2019.
- T.C. Sağlık Bakanlığı. İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik. T.C. Sağlık Bakanlığı.
- T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. 2026 Yılı Fiyat Tarifeleri ve Analiz Bilgileri Rehberi. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, 2026.