İçme suyunda “toprak kokusu”, “ıslak toprak”, “küf”, “rutubet”, “mahzen”, “çamur” veya “yosun” benzeri kokular fark edildiğinde ilk akla gelen soru çoğu zaman suyun güvenli olup olmadığıdır. Bu tür kokuların önemli bir bölümü sağlık açısından tehlikeli konsantrasyonlardan çok daha düşük seviyelerde algılanabilen doğal organik bileşiklerden kaynaklanabilir. Bununla birlikte aynı koku tanımı farklı kaynaklardan ortaya çıkabildiği için yalnızca kokuyu tarif ederek sorunun kaynağını belirlemek mümkün değildir.
İçme suyunda topraksı ve küfümsü kokuların en iyi bilinen nedenleri geosmin ve 2-metilizoborneol (2-MIB) adı verilen organik bileşiklerdir. Bu maddeler bazı siyanobakteriler ve aktinomisetler tarafından üretilebilir ve insanlar tarafından yalnızca birkaç nanogram/litre düzeyinde dahi algılanabilir.[2]
Ancak toprak veya küf kokusu yalnızca geosmin ve 2-MIB anlamına gelmez. Kaynak sudaki biyolojik faaliyet, alg ve siyanobakteri gelişimi, kıyı sedimentlerinden gelen aktinomisetler, çürüyen organik maddeler, dağıtım şebekesindeki biyofilm, uzun su yaşı, bina deposu, ev içi tesisat, filtreler ve hatta lavabo gideri benzer duyusal şikâyetler oluşturabilir.[5]
Bu nedenle doğru yaklaşım “Suda küf kokusu var, hangi filtreyi kullanmalıyım?” sorusuyla değil, “Koku ham su kaynağında mı oluşuyor, arıtma sırasında mı kalıyor, dağıtım sisteminde mi gelişiyor, yoksa yalnızca bina içindeki belirli bir noktada mı ortaya çıkıyor?” sorusuyla başlamalıdır.
Toprak ve Küf Kokusu Aynı Şey midir?
Duyusal değerlendirmede bu tanımlar birbirine yakın olsa da aynı kimyasal kaynağı göstermek zorunda değildir.
İçme suyundaki kokular tüketiciler tarafından farklı kelimelerle tanımlanabilir:
- Toprak,
- ıslak toprak,
- çamur,
- küf,
- rutubet,
- mahzen,
- odunsu,
- yosunsu,
- çimen veya bitkisel.
Geosmin daha çok “topraksı” koku ile, 2-MIB ise “küfümsü-topraksı” veya “mahzenimsi” koku ile ilişkilendirilir. Bununla birlikte insan duyusu ve farklı bileşiklerin aynı anda bulunması nedeniyle kokuyu yalnızca kelimelerle tanımlayarak kimyasal maddeyi kesin biçimde teşhis etmek mümkün değildir.[7]
Geosmin Nedir?
Geosmin, çok düşük konsantrasyonlarda belirgin toprak veya nemli toprak kokusu oluşturabilen doğal bir organik bileşiktir.
Geosmin;
- bazı siyanobakteriler,
- bazı aktinomisetler,
- çeşitli sucul mikroorganizmalar
tarafından üretilebilir.
USGS çalışmalarında geosmin, içme suyu rezervuarlarında görülen toprak-küf kokusu olaylarının temel bileşiklerinden biri olarak tanımlanmaktadır.[6]
İnsanların geosmini algılama eşiği son derece düşüktür. USGS kaynaklarında geosmin ve 2-MIB’nin yaklaşık 5–10 ng/L gibi çok düşük konsantrasyonlarda algılanabildiği belirtilmektedir.[2]
Bu düzey:
0,000005–0,000010 mg/L
gibi son derece küçük bir konsantrasyona karşılık gelir.
Bu nedenle güçlü bir toprak kokusunun algılanması, suda yüksek mg/L düzeyinde madde bulunduğu anlamına gelmez.
2-MIB Nedir?
2-MIB, tam adıyla 2-metilizoborneol, geosmin gibi çok düşük konsantrasyonlarda algılanabilen doğal bir tat-koku bileşiğidir.
2-MIB genellikle;
- küfümsü,
- topraksı,
- rutubetli,
- mahzen benzeri
bir koku ile tarif edilir.
Geosmin ve 2-MIB, yüzey suyu kaynaklarında meydana gelen tat ve koku olaylarının dünya genelinde en çok araştırılan iki bileşiğidir.[2]
Geosmin ve 2-MIB Sağlık Açısından Tehlikeli midir?
Geosmin ve 2-MIB öncelikle estetik ve duyusal su kalitesi problemi olarak değerlendirilir. Bu maddeler insanların kokuyu algıladığı konsantrasyonlarda genellikle sağlık açısından temel tehlike olarak kabul edilmez.
USGS, içme suyu kaynaklarındaki geosmin ve 2-MIB’nin başlıca probleminin insanların bu bileşikleri çok düşük konsantrasyonlarda algılayabilmesi olduğunu belirtmektedir.[6]
Ancak burada kritik bir ayrım yapılmalıdır:
Geosmin veya 2-MIB kokusunun kendisinin sağlık açısından önemli olmaması, bu kokunun kaynağında başka bir su kalite problemi bulunmadığını kanıtlamaz.
Özellikle yüzey suyu kaynağında siyanobakteri çoğalması varsa bazı türler tat-koku bileşiği üretirken bazı türler siyanotoksin üretebilir. EPA, tat-koku bileşiklerinin siyanobakteri olaylarıyla birlikte görülebileceğini ancak tat-koku bulunmasının toksin bulunduğunu, tat-koku bulunmamasının da toksin bulunmadığını göstermediğini açıkça belirtmektedir.[4]
Toprak Kokusu Siyanotoksin Olduğu Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Bu konu içme suyu değerlendirmesinde özellikle önemlidir.
Bir rezervuarda geosmin veya 2-MIB bulunabilir ancak siyanotoksin bulunmayabilir. Bunun tersine siyanotoksin üreten bir siyanobakteri olayı belirgin toprak-küf kokusu oluşturmadan da meydana gelebilir.
EPA bu nedenle siyanobakteri risk değerlendirmesinde geosmin ve MIB’yi yalnızca yardımcı göstergelerden biri olarak ele alır; doğrudan toksin analizi yerine kullanmaz.[3]
Dolayısıyla:
“Toprak kokusu varsa toksin vardır.”
ve
“Koku yoksa siyanotoksin yoktur.”
ifadelerinin ikisi de doğru değildir.
Toprak ve Küf Kokusu Nereden Kaynaklanabilir?
Sorunun kaynağı genel olarak dört ana bölgeye ayrılabilir:
- Ham su kaynağı,
- arıtma tesisi veya arıtma cihazı,
- dağıtım sistemi ve depolar,
- bina içi tesisat ve kullanım noktası.
Kaynağı doğru belirlemek için bu noktaların sistematik olarak karşılaştırılması gerekir.
1. Yüzey Suyu Kaynakları
Baraj, göl, rezervuar ve yavaş akan yüzey suları toprak-küf kokusu açısından en önemli kaynaklardan biridir.
Bu sularda;
- sıcaklık,
- besin maddeleri,
- güneş ışığı,
- su tabakalaşması,
- uzun su bekleme süresi
uygun olduğunda alg ve siyanobakteri çoğalması meydana gelebilir.
Bazı siyanobakteriler geosmin veya 2-MIB üretir. EPA, siyanobakteri olaylarının değerlendirilmesinde su sıcaklığı ve azot-fosfor gibi besin maddelerinin önemli olduğunu belirtmektedir.[4]
2. Aktinomisetler
Aktinomisetler özellikle toprak, sediment ve çürüyen bitkisel materyallerle ilişkili mikroorganizmalardır.
Bazı aktinomisetler geosmin ve 2-MIB üretebilir.
USGS’nin siyanobakteri ve tat-koku numune alma rehberinde aktinomisetlerin de toprak-küf kokusu oluşturan geosmin ve MIB kaynakları arasında bulunduğu belirtilmektedir.[2]
Yoğun yağış sonrasında kıyı ve toprak materyallerinin yüzey suyuna taşınması bu tür mikroorganizmaların ve ürettikleri bileşiklerin su kaynağına girişini artırabilir.
3. Alg ve Siyanobakteri Çoğalması
Siyanobakterilerin tamamı geosmin veya 2-MIB üretmez. Aynı şekilde geosmin veya MIB tespit edilmesi belirli bir türün varlığını tek başına kanıtlamaz.
EPA, siyanobakteri değerlendirmesinde yalnızca kokuya bakmak yerine;
- siyanobakteri hücreleri,
- klorofil-a,
- fikosiyanin,
- besin maddeleri,
- geosmin ve MIB,
- siyanotoksinler
gibi çoklu göstergelerin kullanılmasını önermektedir.[3]
4. Çürüyen Organik Madde
Su kaynağındaki yapraklar, alg biyokütlesi, bitkisel materyaller ve diğer organik maddelerin parçalanması farklı tat-koku bileşiklerinin oluşmasına katkıda bulunabilir.
Bu durumda koku yalnızca saf “toprak” veya “küf” şeklinde olmayabilir. Aynı suda;
- bataklık,
- çürümüş bitki,
- balıksı,
- kükürtlü
notalar da algılanabilir.
USGS, içme suyundaki tat ve koku olaylarının biyolojik aktivite, doğal ve insan kaynaklı kimyasal maddeler, arıtma prosesleri ve dağıtım sistemi gibi birden fazla kaynaktan oluşabileceğini belirtmektedir.[2]
5. Dağıtım Sistemindeki Biyofilm
Toprak veya küf kokusunun kaynağı her zaman baraj veya kuyu değildir. Arıtılmış su dağıtım sistemine girdikten sonra boru ve tankların iç yüzeylerinde biyofilm oluşabilir.
- bakteriler,
- mantarlar,
- alg kalıntıları,
- korozyon ürünleri,
- organik ve inorganik maddeler
içerebilen karmaşık bir yüzey tabakasıdır.
EPA, dağıtım sistemlerindeki biyofilmlerin su kalitesinin bozulmasına, tat ve koku oluşumuna ve bazı durumlarda korozyonun artmasına katkıda bulunabileceğini belirtmektedir.[8]
Özellikle aktinomisetler ve bazı diğer mikroorganizmalar dağıtım sistemi içerisindeki toprak-küf benzeri kokularla ilişkilendirilebilir.[8]
6. Uzun Su Yaşı ve Durgunluk
Su boru veya tank içerisinde uzun süre kaldığında kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri değişebilir.
Uzun su yaşı;
- dezenfektan kalıntısının azalmasına,
- mikrobiyolojik büyümenin kolaylaşmasına,
- sediment birikimine,
- tat-koku şikâyetlerinin artmasına
katkıda bulunabilir.
EPA, dağıtım sistemlerinde aşırı su yaşının göstergeleri arasında tat-koku şikâyetleri, düşük dezenfektan kalıntısı, yüksek bakteri sayımları ve diğer su kalitesi değişikliklerini göstermektedir.[5]
7. Bina Deposu
Bina deposu da toprak-küf kokusunun oluşabileceği veya mevcut kokunun güçlenebileceği noktalardan biridir.
Özellikle;
- uzun süre temizlenmeyen depolar,
- yüksek sediment yükü,
- düşük su sirkülasyonu,
- yüksek sıcaklık,
- yetersiz kapatma ve dış ortamdan kirlenme
biyolojik büyüme ve tat-koku problemlerini kolaylaştırabilir.
Şebeke giriş suyu kokusuzken depo sonrası su kokuyorsa depo, hidrofor sistemi ve bina tesisatı öncelikli olarak araştırılmalıdır.
8. Ev Tipi Su Arıtma Cihazı
Ev tipi arıtma cihazları tat ve koku şikâyetlerini azaltmak için kullanılsa da bakımı yapılmayan bir cihazın kendisi zamanla koku probleminin kaynağı haline gelebilir.
Özellikle;
- uzun süre değiştirilmemiş aktif karbon,
- uzun süre kullanılmayan cihaz,
- bakımı yapılmayan tank,
- kirlenmiş filtre kabı,
- ürün suyu hortumunda biyofilm
tat-koku değişikliklerine neden olabilir.
EPA, evsel ve dağıtım sistemlerindeki biyolojik büyümenin tat ve koku problemleri oluşturabileceğini belirtmektedir.[8]
9. Lavabo Gideri Su Kokusu Sanılabilir mi?
Evet. Evlerde çok sık yapılan hatalardan biri kokunun gerçekten sudan mı yoksa lavabo giderinden mi geldiğini ayırt etmeden arıtma sistemini suçlamaktır.
Musluk açıldığında akan su lavabo giderindeki biyolojik tabakayı ve kokulu gazları hareketlendirebilir. Kullanıcı bu kokuyu doğrudan sudan geliyor sanabilir.
EPA’nın küçük su sistemleri için yayımladığı tat-koku problem çözme rehberinde küfümsü, topraksı veya benzeri kokuların lavabo giderindeki bakteriyel büyümeden de kaynaklanabileceği belirtilmektedir.[5]
Lavabo Gideri ile Suyun Kokusunu Evde Nasıl Ayırabilirim?
- Temiz bir bardağa su doldurun.
- Bardağı lavabodan ve musluktan uzaklaştırın.
- Başka bir odada suyu tekrar koklayın.
- Aynı işlemi başka bir musluktan alınan suyla karşılaştırın.
Su bardakta başka bir yerde kokmuyorsa, ancak musluk lavabo üzerinde çalışırken koku fark ediliyorsa gider veya lavabo çevresi araştırılmalıdır.
Koku bardaktaki suyla birlikte başka odaya da taşınıyorsa suyun kendisi daha güçlü bir olasılıktır.
Toprak ve Küf Kokusu Araştırılırken İlk Bakılacak Parametre Hangisidir?
Tek bir parametre yoktur.
Bu tür koku problemlerinin doğru değerlendirilmesi için parametreler birkaç gruba ayrılmalıdır:
- Doğrudan koku bileşikleri,
- biyolojik göstergeler,
- siyanobakteri gelişimini destekleyen çevresel parametreler,
- genel su kalitesi parametreleri,
- dağıtım sistemi ve mikrobiyolojik göstergeler.
Geosmin Analizi
Toprak kokusu belirginse en doğrudan hedef analizlerden biri geosmindir.
Geosmin konsantrasyonu genellikle;
ng/L
düzeyinde ölçülür.
Bu, sıradan içme suyu analizlerindeki mg/L veya µg/L seviyelerinden çok daha düşük bir konsantrasyon aralığıdır.
| Birim | Karşılığı |
|---|---|
| 1 mg/L | 1.000.000 ng/L |
| 1 µg/L | 1.000 ng/L |
| 10 ng/L | 0,010 µg/L |
| 5 ng/L | 0,005 µg/L |
Bu nedenle standart genel kimya analiz panelinde geosmin bulunmayabilir. Tat-koku problemi araştırılırken laboratuvardan geosmin analizi ayrıca istenmelidir.
2-MIB Analizi
Küf, rutubet veya mahzen benzeri koku varsa 2-MIB analizi geosminle birlikte değerlendirilmelidir.
USGS, içme suyu kaynaklarında toprak ve küf kokularının büyük bölümünde geosmin ve 2-MIB’nin birlikte araştırılan temel bileşikler olduğunu belirtmektedir.[2]
İki bileşiğin birlikte analiz edilmesi şu ayrım için yararlı olabilir:
| Koku tanımı | Araştırılabilecek temel bileşik |
|---|---|
| Islak toprak | Geosmin |
| Toprak-küf | Geosmin ve 2-MIB |
| Küf/mahzen | 2-MIB ve diğer küfümsü koku bileşikleri |
Ancak duyusal tanım ile kimyasal sonuç bire bir aynı olmak zorunda değildir.
Geosmin ve 2-MIB Nasıl Ölçülür?
Bu bileşiklerin konsantrasyonları son derece düşük olduğu için sıradan spektrofotometrik su analizleri genellikle yeterli değildir.
Laboratuvarlarda;
- gaz kromatografisi,
- kütle spektrometrisi,
- katı faz mikroekstraksiyon gibi hassas numune hazırlama yöntemleri
kullanılabilir.
Geosmin ve 2-MIB dahil çeşitli koku bileşiklerinin ng/L düzeyinde belirlenmesinde baş boşluk-katı faz mikroekstraksiyon ve GC-MS gibi yöntemler kullanılabilmektedir.[11]
Bu nedenle laboratuvar seçilirken yalnızca “su analizi yapıyor musunuz?” değil, “geosmin ve 2-MIB’yi ng/L düzeyinde hangi yöntemle analiz ediyorsunuz?” sorusu sorulmalıdır.
Koku Eşiği Neden Laboratuvar Tespit Sınırından Farklıdır?
İnsan burnu bazı tat-koku bileşiklerine son derece duyarlıdır.
Bu nedenle laboratuvarın analitik tespit sınırı, tüketicinin koku algıladığı seviyenin üzerinde kalırsa laboratuvar sonucu “tespit edilmedi” olduğu halde kullanıcı koku algılıyor olabilir.
Örneğin geosmin yaklaşık birkaç ng/L seviyesinde algılanabiliyorsa 20 ng/L raporlama limitine sahip bir analiz yöntemi tat-koku araştırması için yeterince hassas olmayabilir.
Bu nedenle geosmin ve MIB araştırmasında;
- LOD,
- LOQ,
- raporlama limiti
analiz yöntemiyle birlikte kontrol edilmelidir.
Klorofil-a Neden İncelenir?
Klorofil-a yüzey sularındaki fitoplankton biyokütlesinin değerlendirilmesinde kullanılan temel pigment göstergelerinden biridir.
Yüksek veya hızla artan klorofil-a;
- alg biyokütlesindeki artışı,
- rezervuardaki üretkenlik değişimini,
- olası alg çoğalmasını
gösterebilir.
EPA, siyanobakteri riskinin değerlendirilmesinde klorofil-a verilerini yararlı yardımcı göstergeler arasında saymaktadır.[3]
Ancak klorofil-a tek başına geosmin üreten organizmaları tanımlamaz.
Fikosiyanin Neden Önemlidir?
Fikosiyanin, birçok siyanobakteride bulunan karakteristik bir pigmenttir.
Bu nedenle sensörlerle ölçülen fikosiyanin sinyali su kaynağındaki siyanobakteri biyokütlesinin hızlı izlenmesinde kullanılabilir.
EPA, siyanobakteri risk değerlendirmesinde fikosiyanini klorofil-a, geosmin/MIB ve besin maddeleriyle birlikte değerlendirilebilecek parametrelerden biri olarak göstermektedir.[3]
Fikosiyanin de toksin analizi değildir. Yüksek fikosiyanin değeri doğrudan mikrosistin konsantrasyonunu göstermez.
Siyanobakteri Hücre Sayımı Yapılmalı mı?
Yüzey suyu kaynağında toprak-küf kokusu ve alg çoğalması şüphesi varsa mikroskobik veya moleküler siyanobakteri incelemesi yararlı olabilir.
Hücre sayımı;
- hangi organizmaların baskın olduğunu,
- biyokütlenin artıp artmadığını,
- tat-koku olayının biyolojik bir gelişmeyle ilişkisini
anlamaya yardımcı olabilir.
Ancak geosmin ve MIB üretimi tür ve hatta suş düzeyinde değişebileceğinden yalnızca toplam siyanobakteri sayısından geosmin konsantrasyonu hesaplanamaz.
Siyanotoksin Analizi Ne Zaman Gerekir?
Yüzey suyu kaynağında;
- görünür alg/siyanobakteri çoğalması,
- yüksek fikosiyanin veya klorofil-a,
- geosmin/MIB olayı,
- geçmiş siyanotoksin problemi
varsa risk değerlendirmesine doğrudan siyanotoksin analizleri eklenebilir.
İncelenebilecek toksinler kaynağa göre;
- mikrosistinler,
- silindrospermopsin,
- anatoksin-a,
- saksitoksin
gibi bileşikleri içerebilir.
EPA, tat-koku bileşiklerinin toksin varlığı için tek başına güvenilir gösterge olmadığını ve siyanotoksin riskinin bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.[4]
Toplam Fosfor ve Fosfat Neden İncelenir?
Fosfor, yüzey sularında alg ve siyanobakteri büyümesini etkileyen temel besin elementlerinden biridir.
Yüksek besin yükü;
- ötrofikasyonu,
- alg biyokütlesini,
- siyanobakteri çoğalma riskini
artırabilir.
EPA, siyanobakteri riskinin değerlendirilmesinde fosfor ve azot konsantrasyonlarının önemli kaynak su parametreleri olduğunu belirtmektedir.[3]
Bu nedenle sürekli veya mevsimsel toprak-küf kokusu bulunan rezervuarlarda;
- toplam fosfor,
- ortofosfat
gibi parametreler kaynak su değerlendirmesinin bir parçası olabilir.
Azot Parametreleri Neden İncelenir?
Azot da biyolojik üretkenliği etkileyen temel besin elementlerinden biridir.
İncelenebilecek parametreler arasında;
bulunabilir.
Bu parametrelerin tek başına toprak kokusunu oluşturduğu düşünülmemelidir. Ancak besin maddesi yükü, geosmin veya MIB üretebilen biyolojik toplulukların gelişimi için uygun ekolojik koşulların oluşmasına katkıda bulunabilir.[4]
Su Sıcaklığı Neden Önemlidir?
Yüzey suyu sıcaklığı biyolojik büyüme ve rezervuar dinamikleri üzerinde önemli etkiye sahiptir.
Sıcak dönemlerde uygun besin ve ışık koşullarıyla birlikte bazı siyanobakteri türlerinin çoğalma olasılığı artabilir.
EPA, yüksek su sıcaklığı ve yüksek besin maddesi konsantrasyonlarını siyanobakteri çoğalmasını destekleyen faktörler arasında göstermektedir.[4]
Bu nedenle yalnızca geosmin sonucuna değil, olayın meydana geldiği dönemin;
- su sıcaklığı,
- hava sıcaklığı,
- yağış,
- rezervuar seviyesi
verilerine de bakılması yararlı olabilir.
pH Neden İzlenir?
Yoğun fotosentez sırasında algler ve siyanobakteriler sudaki karbon dioksiti tüketebilir. Bu durum özellikle gündüz saatlerinde pH’ın yükselmesine neden olabilir.
EPA, siyanobakteri çoğalması sırasında görülebilecek sistem değişikliklerinden biri olarak pH artışını belirtmektedir.[3]
Dolayısıyla kaynak suyunda;
- artan pH,
- yüksek klorofil-a,
- artan fikosiyanin,
- toprak-küf kokusu
aynı dönemde gözleniyorsa biyolojik olay ihtimali güçlenebilir.
Çözünmüş Oksijen Neden Önemlidir?
Çözünmüş oksijen, rezervuardaki biyolojik üretim ve tabakalaşma koşullarının değerlendirilmesinde yararlı bir parametredir.
Fotosentez gündüz saatlerinde yüzey suyunda oksijeni artırabilirken solunum ve organik madde parçalanması belirli bölgelerde oksijen tüketebilir.
Derin sularda düşük oksijen;
- sediment-su etkileşimlerini,
- demir ve mangan çözünmesini,
- genel su kalitesi profilini
de değiştirebilir.
Bu nedenle rezervuarda yalnızca yüzeyden tek numune almak yerine gerektiğinde farklı derinliklerde;
- sıcaklık,
- çözünmüş oksijen,
- pH,
- iletkenlik
profili çıkarılabilir.
Bulanıklık Neden İncelenir?
Bulanıklık geosmin veya MIB’nin doğrudan göstergesi değildir. Ancak yağış, yüzey akışı, sediment hareketi, alg biyokütlesi veya kaynak suyundaki fiziksel değişiklikler hakkında önemli bilgi sağlayabilir.
Özellikle yoğun yağış sonrasında;
- bulanıklığın artması,
- organik madde yükünün değişmesi,
- aktinomiset ve sediment taşınımı
aynı olayın parçaları olabilir.
Bu nedenle toprak kokusunun yağış sonrasında ortaya çıktığı sistemlerde bulanıklık zaman serisi özellikle yararlıdır.
Renk Parametresi Neden Önemlidir?
Kaynak suyundaki renk değişiklikleri;
gibi olaylarla ilişkili olabilir.
EPA, siyanobakteri olaylarında ham suda özellikle yeşil renk artışının operatörlerin gözlemleyebileceği göstergelerden biri olabileceğini belirtmektedir.[4]
TOC ve Doğal Organik Madde Neden İncelenir?
TOC, yani toplam organik karbon, suda bulunan organik maddelerin toplam yükü hakkında bilgi verir.
TOC geosmin veya MIB’ye özgü bir analiz değildir. Geosmin ng/L düzeyinde bulunurken TOC çoğunlukla mg/L düzeyinde değerlendirilir.
Bununla birlikte kaynak suyunda;
- organik madde artışı,
- alg biyokütlesi,
- yüzey akışı,
- çürüyen bitkisel materyal
genel organik karbon yükünü değiştirebilir.
EPA, yakın zamanda yağış olmamasına rağmen doğal organik madde artışının bazı durumlarda siyanobakteri olayıyla birlikte değerlendirilebilecek sistem göstergelerinden biri olabileceğini belirtmektedir.[4]
UV254 Neden Kullanılabilir?
UV254, sudaki belirli aromatik doğal organik maddelerin ışık absorpsiyonunu değerlendirmede kullanılan yardımcı bir parametredir.
Geosmin veya 2-MIB’nin doğrudan ölçümü değildir.
Ancak organik madde karakterindeki değişikliklerin izlenmesinde;
- TOC,
- DOC,
- UV254
birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle içme suyu arıtma tesislerinde organik madde yükü aynı zamanda dezenfeksiyon yan ürünleri ve aktif karbon performansı açısından da önem taşır.
İletkenlik ve TDS Toprak Kokusunu Gösterir mi?
Hayır.
Geosmin ve MIB organik tat-koku bileşikleridir ve çok düşük ng/L seviyelerinde algılanabilir.
TDS metre ise esas olarak suyun elektriksel iletkenliğini kullanarak çözünmüş iyon miktarı hakkında yaklaşık bilgi verir.
Bu nedenle;
TDS 50 ppm → geosmin yok
veya
TDS 500 ppm → küf kokusu yüksek
şeklinde bir ilişki kurulamaz.
Toprak veya küf kokusu araştırmasında TDS yalnızca genel su kimyasını karakterize eden yardımcı bir parametredir.
Serbest Klor veya Dezenfektan Kalıntısı Neden Ölçülür?
Koku ham suda yok ancak dağıtım sistemi veya bina deposunda ortaya çıkıyorsa mikrobiyolojik büyüme ihtimali değerlendirilmelidir.
Bu durumda dezenfektan kalıntısı önemli bir parametredir.
Uzun su yaşı ve organik yük;
- klor tüketimini artırabilir,
- dezenfektan kalıntısını azaltabilir,
- biyofilm gelişimine uygun koşulları güçlendirebilir.
EPA, dağıtım sistemlerinde düşük dezenfektan kalıntısını aşırı su yaşı ve mikrobiyolojik büyümeyle birlikte değerlendirilebilecek göstergeler arasında göstermektedir.[5]
Heterotrofik Plak Sayımı Neden İncelenebilir?
Heterotrofik plak sayımı, yani HPC, dağıtım veya bina sistemindeki genel kültürlenebilir heterotrofik bakteri yükü hakkında bilgi sağlayabilir.
HPC;
- geosmin analizi değildir,
- belirli patojen analizi değildir,
- tek başına suyun güvenli veya güvensiz olduğunu göstermez.
Ancak uzun bekleme, biyofilm veya bakım problemi araştırılırken diğer parametrelerle birlikte yardımcı olabilir.
EPA’nın biyofilm değerlendirmelerinde heterotrofik bakteriler dağıtım sistemi biyofilminin yaygın bileşenleri arasında gösterilmektedir.[8]
E. coli ve Toplam Koliform Analizi Gerekir mi?
Toprak veya küf kokusu E. coli’nin doğrudan göstergesi değildir.
Ancak;
- özel kuyu,
- depo kontaminasyonu,
- yağış sonrası ani değişiklik,
- boru kırılması,
- geri akış,
- mikrobiyolojik güvenlik şüphesi
varsa E. coli ve ilgili mikrobiyolojik göstergeler ayrıca analiz edilmelidir.
Kokunun geosmin veya MIB’den kaynaklanması mikrobiyolojik güvenlik analizinin yerine geçmez.
Demir ve Mangan Toprak-Küf Kokusuna Neden Olur mu?
Demir ve manganın tipik belirtileri daha çok;
- metalik tat,
- renk,
- tortu,
- lekelenme
ile ilişkilidir.
Ancak dağıtım sistemindeki demir ve mangan birikintileri mikrobiyolojik yaşam ve biyofilmle birlikte karmaşık tat-koku şikâyetlerine katkıda bulunabilir.
Bu nedenle özellikle;
- kahverengi su,
- siyah tortu,
- metal kokusu,
- toprak-küf kokusu
aynı anda görülüyorsa demir ve mangan da analiz paneline eklenebilir.
Koku İçin TON Ölçümü Nedir?
İçme suyunda kokunun genel duyusal seviyesini değerlendirmek için kullanılan yöntemlerden biri Threshold Odor Number, yani eşik koku sayısıdır.
EPA’nın ikincil içme suyu standartlarında koku için 3 TON değeri yer almaktadır. Bu değer sağlık temelli bir kirletici sınırından ziyade suyun estetik kabul edilebilirliğiyle ilişkilidir.[9]
TON analizi belirli kokulu bileşiğin kimliğini söylemez.
Örneğin yüksek koku değeri;
- geosmin,
- MIB,
- hidrojen sülfür,
- organik bileşikler,
- başka tat-koku maddeleri
nedeniyle oluşabilir.
Bu nedenle TON bir genel duyusal gösterge, geosmin ve MIB analizi ise hedef bileşik analizidir.
Koku Profili Analizi Neden Yararlı Olabilir?
Profesyonel tat-koku araştırmalarında yalnızca “kokuyor/kokmuyor” değerlendirmesi yerine kokunun niteliği ve yoğunluğu sistematik olarak sınıflandırılabilir.
Örneğin koku;
- topraksı,
- küfümsü,
- balıksı,
- bitkisel,
- kükürtlü,
- klorlu,
- kimyasal
olarak sınıflandırılabilir.
Bu yaklaşım analitik laboratuvarın hangi hedef bileşikleri araştıracağına karar vermesine yardımcı olabilir.
Toprak ve Küf Kokusu İçin Temel Analiz Paneli
| Parametre | Neyi araştırır? |
|---|---|
| Geosmin | Toprak kokusunun temel spesifik bileşiklerinden biri |
| 2-MIB | Küfümsü-topraksı kokunun temel spesifik bileşiklerinden biri |
| Klorofil-a | Fitoplankton biyokütlesi |
| Fikosiyanin | Siyanobakteri biyokütlesi için yardımcı gösterge |
| Siyanobakteri hücre sayısı/tür analizi | Biyolojik kaynağın değerlendirilmesi |
| Siyanotoksinler | Sağlık açısından ayrı siyanobakteri riskinin değerlendirilmesi |
| Toplam fosfor/ortofosfat | Besin maddesi yükü |
| Azot parametreleri | Biyolojik büyümeyi etkileyen besin yükü |
| Su sıcaklığı | Biyolojik ve mevsimsel koşullar |
| pH | Fotosentez ve su kimyası değişimi |
| Çözünmüş oksijen | Rezervuar biyolojisi ve tabakalaşma |
| Bulanıklık | Partikül, sediment ve biyolojik değişimler |
| Renk | Alg, organik madde ve diğer kaynak değişiklikleri |
| TOC/DOC | Organik madde yükü |
Dağıtım ve Bina Sistemi Şüphesinde Hangi Parametreler Eklenir?
| Parametre | Neden incelenir? |
|---|---|
| Serbest klor/kloramin | Dezenfektan kalıntısının değerlendirilmesi |
| HPC | Genel mikrobiyolojik yeniden büyüme göstergesi |
| E. coli/koliform | Hijyenik veya fekal kontaminasyon şüphesinde |
| Demir | Korozyon, sediment ve biyofilm ilişkisi |
| Mangan | Koyu sediment ve dağıtım sistemi birikintileri |
| Su sıcaklığı | Biyofilm büyüme koşulları |
| Su yaşı | Durgunluk ve dezenfektan kaybı değerlendirmesi |
Ham Su ile Musluk Suyunu Karşılaştırmak Neden Önemlidir?
Kokunun kaynağını belirlemenin en güçlü yöntemlerinden biri farklı noktaların aynı dönemde karşılaştırılmasıdır.
Örneğin:
| Numune noktası | Amaç |
|---|---|
| Ham su | Kaynağın koku yükünü görmek |
| Arıtma tesisi çıkışı | Arıtmanın etkisini görmek |
| Dağıtım şebekesi | Kokunun şebekede gelişip gelişmediğini görmek |
| Bina girişi | Şebeke ile bina sistemini ayırmak |
| Depo çıkışı | Bina deposunun etkisini görmek |
| Musluk | Kullanıcının maruz kaldığı nihai suyu değerlendirmek |
Bu karşılaştırma yalnızca geosmin ve MIB için değil;
- dezenfektan kalıntısı,
- HPC,
- TOC,
- bulanıklık
gibi yardımcı parametreler için de yapılabilir.
Koku Ham Suda da Varsa Nasıl Yorumlanır?
Ham su numunesinde toprak-küf kokusu ve geosmin veya MIB tespit ediliyorsa kaynak su önemli bir şüpheli haline gelir.
Bu durumda özellikle yüzey suyu kaynaklarında;
- siyanobakteri türleri,
- klorofil-a,
- fikosiyanin,
- azot ve fosfor,
- sıcaklık,
- pH,
- çözünmüş oksijen,
- siyanotoksinler
değerlendirilmelidir.
Ham Su Kokusuz, Arıtılmış Su Kokuyorsa Ne Düşünülür?
Bu durumda sorunun arıtma veya dağıtım tarafında oluşma ihtimali artar.
Araştırılabilecek noktalar:
- aktif karbon yatakları,
- filtre biyolojisi,
- depolama tankları,
- dağıtım şebekesi biyofilmi,
- uzun su yaşı,
- düşük dezenfektan kalıntısı.
EPA, tat-koku problemlerinin kaynak su dışında dağıtım sistemi içerisindeki biyolojik faaliyetlerden ve malzemelerden de gelişebileceğini belirtmektedir.[8]
Bina Girişinde Koku Yok, Muslukta Varsa Ne Düşünülür?
Bu durum problemin bina içinde oluştuğunu düşündürür.
Öncelikle;
- bina deposu,
- hidrofor,
- daire tesisatı,
- az kullanılan boru kolları,
- su arıtma cihazı,
- musluk perlatörü,
- lavabo gideri
kontrol edilmelidir.
Sadece Bir Muslukta Küf Kokusu Varsa Ne Yapılmalıdır?
Aynı evde diğer musluklarda koku yoksa genel şebeke veya kaynak su yerine lokal problem daha olasıdır.
Kontrol edilmesi gerekenler:
- Temiz bir bardağa su alın ve lavabodan uzakta koklayın.
- Perlatörü kontrol edin.
- Musluğu bir süre akıtıp tekrar deneyin.
- Sıcak ve soğuk suyu ayrı karşılaştırın.
- Başka musluktan alınan numuneyle karşılaştırın.
Koku yalnızca belirli armatür çevresinde hissediliyorsa gider veya lokal biyofilm araştırılmalıdır.
Koku Sadece Sıcak Suda Varsa Ne Anlama Gelebilir?
Sorun yalnızca sıcak su tarafında görülüyorsa su kaynağından önce;
incelenmelidir.
Sıcaklık biyolojik aktiviteyi ve kokulu bileşiklerin havaya geçişini artırabileceği için sıcak su kokuyu daha belirgin hale de getirebilir.
Bu nedenle sıcak suda koku daha güçlü diye kokunun mutlaka sıcak su cihazında oluştuğu sonucuna hemen varılmamalıdır; aynı suyun soğuk ve sıcak numuneleri karşılaştırılmalıdır.
Koku Sabah İlk Suda Daha Fazlaysa Ne Anlama Gelebilir?
Gece boyunca tesisatta kalan suyun kokusu daha belirginse;
gibi bina içi faktörler değerlendirilebilir.
Su birkaç dakika akıtıldıktan sonra koku tamamen kayboluyorsa kaynak suyundan çok tesisat veya bekleme etkisi daha olası hale gelir.
Bütün Mahallede Aynı Anda Toprak Kokusu Başladıysa Ne Anlama Gelebilir?
Birden fazla bağımsız kullanıcı aynı dönemde aynı toprak-küf kokusunu bildiriyorsa bireysel ev tesisatı olasılığı azalır.
Bu durumda;
daha önemli hale gelir.
EPA, aynı bölgede birden fazla tüketicinin benzer tat-koku şikâyeti bildirmesinin kaynak su, yetersiz arıtma veya dağıtım sistemi kaynaklı daha geniş bir probleme işaret edebileceğini belirtmektedir.[5]
Koku Mevsimsel Olarak Ortaya Çıkıyorsa Ne Düşünülmelidir?
Her yıl özellikle yaz sonu veya sıcak dönemlerde tekrar eden toprak-küf kokusu yüzey suyu ekolojisi açısından önemli bir ipucudur.
Mevsimsel değişimler;
değiştirebilir.
USGS rezervuar araştırmalarında geosmin ve MIB kaynaklı tat-koku olaylarının biyolojik ve hidrodinamik koşullarla ilişkili olarak zaman içerisinde değişebildiği gösterilmiştir.[6]
Yağmurdan Sonra Toprak Kokusu Artıyorsa Ne Araştırılmalıdır?
Yağış ve yüzeysel akış;
- toprağı,
- sedimenti,
- organik maddeleri,
- aktinomisetleri,
- azot ve fosforu
su kaynağına taşıyabilir.
Bu nedenle yağışla ilişkili koku olayında;
- bulanıklık,
- TOC,
- toplam fosfor,
- azot,
- geosmin,
- 2-MIB
zaman serisi halinde karşılaştırılabilir.
Koku İçin Tek Numune Yeterli midir?
Çoğu zaman hayır.
Geosmin ve MIB olayları;
- mevsimsel,
- günlük,
- rezervuarın farklı bölgelerinde farklı,
- derinliğe bağlı
olabilir.
Bu nedenle koku şikâyeti yalnızca belirli dönemlerde görülüyorsa sorun yaşanmadığı bir günde alınan tek numune gerçek olayı yakalamayabilir.
Numunenin mümkünse koku şikâyetinin yaşandığı sırada alınması gerekir.
Numune Alma Noktası Neden Önemlidir?
Tek bir musluk numunesi sorunun nerede oluştuğunu göstermez.
Örneğin geosmin;
- ham su kaynağında olabilir,
- arıtma tesisinde kısmen giderilebilir,
- şebeke suyunda hâlâ algılanabilir.
Buna karşılık muslukta koku oluştuğu halde bina giriş suyunda koku yoksa kaynak tamamen farklıdır.
Bu nedenle profesyonel incelemede aynı gün içerisinde farklı noktaların karşılaştırılması çok değerlidir.
Geosmin ve MIB Numunesi Nasıl Alınmalıdır?
Bu bileşikler çok düşük seviyelerde analiz edildiğinden numune alma ve saklama prosedürü laboratuvarın metoduna göre yapılmalıdır.
Genel olarak;
- laboratuvarın sağladığı uygun şişe kullanılmalı,
- numunenin başka kokulu kimyasallarla temasından kaçınılmalı,
- numune saklama sıcaklığı ve süresine uyulmalı,
- numune noktası ve saat kayıt altına alınmalıdır.
USGS’nin siyanobakteri ve tat-koku bileşikleri numune alma rehberi geosmin ve MIB araştırmasında uygun numune toplama ve saklama prosedürlerinin önemini vurgulamaktadır.[2]
Aktif Karbon Geosmin ve MIB’yi Giderir mi?
Aktif karbon geosmin ve MIB kontrolünde kullanılan temel teknolojilerden biridir.
İçme suyu tesislerinde;
- toz aktif karbon (PAC),
- granüler aktif karbon (GAC)
kullanılabilir.
EPA, aktif karbonun tat ve koku bileşiklerinin gideriminde yaygın olarak kullanıldığını belirtmektedir.[4]
Ancak giderim;
- karbon türüne,
- doza,
- temas süresine,
- ham su organik madde miktarına,
- başka adsorbe olan maddelere
bağlıdır.
Dolayısıyla “aktif karbon varsa geosmin kesin sıfırlanır” denemez.
Ev Tipi Karbon Filtre Küf Kokusunu Giderebilir mi?
Uygun aktif karbon filtre düşük konsantrasyonlu bazı tat-koku bileşiklerini azaltabilir.
Ancak ev tipi sistemde performans;
- filtrenin karbon miktarına,
- karbon tipine,
- suyun debisine,
- temas süresine,
- filtrenin kullanım yaşına
bağlıdır.
Üstelik koku filtre sonrası sistemde oluşuyorsa karbon filtresi sorunun gerçek nedenini çözmeyebilir.
Eski Aktif Karbon Filtre Koku Kaynağı Olabilir mi?
Evet. Aktif karbonun adsorpsiyon kapasitesi sınırlıdır ve karbon yüzeyi zaman içerisinde organik maddelerle yüklenebilir.
Ayrıca karbon filtresi dezenfektan kalıntısını azalttığı için uygun bakım yapılmayan sistemlerde mikrobiyolojik büyümeye elverişli koşullar oluşabilir.
Bu nedenle daha önce kokuyu azaltan filtrenin aylar sonra kokunun kendisiyle ilişkilendirilmesi mümkündür.
Bu durumda yalnızca yeni filtre eklemek yerine;
- filtre değişimi,
- sistem sanitasyonu,
- tank ve hortum kontrolü
birlikte değerlendirilmelidir.
Ters Ozmoz Geosmin ve MIB İçin Tek Çözüm müdür?
Hayır. Tat-koku kontrolünde kullanılacak teknoloji kaynağa ve sistem tasarımına göre belirlenmelidir.
Geosmin ve MIB için;
- kaynak yönetimi,
- aktif karbon adsorpsiyonu,
- ozon ve uygun oksidasyon prosesleri,
- biyolojik aktif karbon
gibi farklı yaklaşımlar kullanılabilir.[10]
Ters ozmoz çok geniş bir kirletici grubunda etkili bir proses olsa da bütün tat-koku olaylarının otomatik olarak RO gerektirdiği söylenemez.
Şebeke Suyunda Küf Kokusu Varken Sadece Evde Filtre Takmak Doğru mudur?
Koku bütün bölgede mevcutsa önce su idaresinin kaynağı ve arıtma prosesindeki olay değerlendirilmelidir.
Ev tipi filtre tüketici noktasındaki kokuyu azaltabilir ancak;
- rezervuardaki siyanobakteri olayını,
- ham su besin yükünü,
- dağıtım sistemi problemini
çözmez.
Bu nedenle yaygın şikâyetlerde merkezi sistem kaynağını araştırmak önceliklidir.
Kuyu Suyunda Toprak Kokusu Nasıl Araştırılır?
Kuyu suyunda geosmin ve MIB yüzey suyu rezervuarlarına göre farklı kaynaklardan gelebilir.
Olası nedenler arasında;
- yüzey suyunun kuyuya girmesi,
- toprak ve organik materyal taşınımı,
- aktinomisetler,
- depo ve tesisat biyofilmi
bulunabilir.
Kuyu suyunda özellikle koku yağış sonrasında başladıysa;
- bulanıklık,
- E. coli,
- toplam koliform,
- TOC,
- geosmin/MIB
gibi parametreler kaynağa göre değerlendirilebilir.
Koku Mikrobiyolojik Kontaminasyon Olduğunu Kanıtlar mı?
Hayır.
Toprak-küf kokusu oluşturan geosmin ve MIB’nin bulunması fekal kontaminasyon anlamına gelmez.
Bunun tersine E. coli veya başka sağlık açısından önemli mikroorganizmalar bulunan su tamamen kokusuz olabilir.
Bu nedenle;
koku analizi ile mikrobiyolojik güvenlik analizi ayrı değerlendirilmelidir.
Toprak Kokusu Varsa Suyu Kaynatmak Sorunu Çözer mi?
Kaynatma geosmin ve 2-MIB gibi tat-koku bileşiklerinin güvenilir şekilde giderilmesi için standart arıtma yöntemi değildir.
Ayrıca kaynatma suyun kaynağındaki;
- alg gelişimi,
- biyofilm,
- organik madde,
- depo problemi
gibi nedenleri çözmez.
Koku probleminin giderimi için önce gerçek bileşik ve kaynak belirlenmelidir.
Suda Küf Kokusu Varsa Küf Mantarı Var Demek midir?
Hayır.
“Küf kokusu” tüketicinin duyusal tanımıdır. Bu kokunun gerçek bir küf mantarından kaynaklanması gerekmez.
2-MIB, geosmin ve çeşitli mikrobiyal metabolitler suya küfümsü veya rutubetli koku verebilir.
Dolayısıyla:
“Su küf kokuyor = suda küf mantarı var.”
şeklindeki çıkarım doğru değildir.
Toprak Kokusu Var Ama Geosmin ve MIB Tespit Edilmedi: Ne Anlama Gelir?
Bu mümkündür.
Olası açıklamalar:
- Analiz yöntemi yeterince hassas değildir.
- Koku başka bir organik bileşikten kaynaklanmaktadır.
- Numune koku olayının olmadığı zamanda alınmıştır.
- Koku bina içi tesisatta oluşmaktadır.
- 2-MIB/geosmin dışındaki küfümsü koku bileşikleri bulunmaktadır.
İçme suyunda geosmin ve 2-MIB dışında haloanizoller, metoksipirazinler ve çeşitli mikrobiyal metabolitler de topraksı veya küfümsü kokular oluşturabilir.[12]
Küf Kokusu Dağıtım Sisteminde Oluşabilir mi?
Evet. Bazı küfümsü tat-koku bileşikleri su kaynağında değil dağıtım sistemi içerisinde oluşabilir.
Dağıtım sistemi;
- biyofilm,
- organik maddeler,
- korozyon ürünleri,
- dezenfektan reaksiyonları
açısından dinamik bir ortamdır.
EPA, biyofilm içerisinde bulunan mikroorganizmaların tat ve koku bileşikleri üretebildiğini ve dağıtım sistemi su kalitesini bozabildiğini belirtmektedir.[8]
2,4,6-Trikloroanizol Gibi Bileşikler Neden Önemlidir?
Geosmin ve MIB dışında bazı haloanizoller çok düşük konsantrasyonlarda;
- küf,
- mantar,
- mantar tıpası,
- rutubet
benzeri kokular oluşturabilir.
Bilimsel çalışmalarda 2,4,6-trikloroanizol ve benzeri bileşiklerin dağıtım sistemlerinde küfümsü kokularla ilişkilendirilebildiği gösterilmiştir.[12]
Geosmin ve MIB sonuçları negatif olduğu halde belirgin küf kokusu devam ediyorsa daha geniş bir tat-koku organik bileşik taraması gerekebilir.
Koku Analizi İçin Sadece Kimyasal Test Yeterli midir?
Her zaman değil.
En güçlü yaklaşım üç veri grubunun birlikte değerlendirilmesidir:
- Duyusal veri: Kokunun türü, şiddeti, zamanı ve yeri.
- Kimyasal veri: Geosmin, MIB, TOC, besin maddeleri ve diğer ilgili parametreler.
- Biyolojik veri: Alg, siyanobakteri, pigment ve mikrobiyolojik göstergeler.
Bu yöntem özellikle yüzey suyu kaynaklarında sorunun gerçek nedenini belirlemede tek bir analizden daha güçlüdür.
Örnek 1: Baraj Kaynaklı Mevsimsel Toprak Kokusu
Bir şehrin içme suyunda ağustos ve eylül aylarında toprak kokusu görüldüğünü varsayalım.
| Parametre | Gözlem |
|---|---|
| Geosmin | Artmış |
| Klorofil-a | Artmış |
| Fikosiyanin | Artmış |
| Su sıcaklığı | Yüksek |
| Toplam fosfor | Yüksek |
| Şikâyet dağılımı | Birçok bölgede aynı |
Bu veriler koku olayının bina tesisatından ziyade kaynak su ekolojisiyle ilişkili olduğunu düşündürür.
USGS ve EPA kaynakları da yüzey suyu rezervuarlarındaki geosmin/MIB olaylarını biyolojik aktivite ve siyanobakteri gelişimiyle ilişkilendirmektedir.[6][3]
Örnek 2: Bina Deposundan Sonra Başlayan Küf Kokusu
| Numune noktası | Koku |
|---|---|
| Şebeke/bina girişi | Yok |
| Depo çıkışı | Belirgin |
| Daire musluğu | Belirgin |
Bu senaryoda merkezi su kaynağı yerine;
araştırılmalıdır.
Örnek 3: Sadece Mutfak Musluğunda Küf Kokusu
Aynı evde;
| Nokta | Gözlem |
|---|---|
| Mutfak musluğu lavabo üzerinde | Küf kokusu |
| Mutfaktan alınan bardak başka odada | Koku yok |
| Banyo musluğu | Koku yok |
Bu örnekte ilk araştırılması gereken yer su kaynağı değil, lavabo gideridir.
EPA, topraksı-küfümsü koku şikâyetlerinin bazı durumlarda giderdeki bakteriyel büyümeden kaynaklanabileceğini belirtmektedir.[5]
Örnek 4: Arıtma Cihazından Sonra Başlayan Koku
| Nokta | Koku |
|---|---|
| Ham musluk suyu | Yok |
| RO membran çıkışı | Yok |
| Tank çıkışı | Hafif |
| Nihai ürün musluğu | Belirgin |
Bu durumda kaynak su veya membran yerine;
- tank,
- post karbon,
- mineral filtre,
- ürün hattı
araştırılmalıdır.
Örnek 5: Koku Var Ama Siyanotoksin Yok
Bir rezervuarda;
- geosmin yüksek,
- toprak kokusu belirgin,
- mikrosistin analizi negatif
olabilir.
Bu sonuç çelişkili değildir.
EPA, tat-koku bileşiklerinin siyanotoksinlerle birlikte veya onlardan bağımsız olarak bulunabileceğini belirtmektedir.[4]
Örnek 6: Koku Yok Ama Siyanotoksin Var
Bu durum da mümkündür.
Siyanotoksin üreten bütün siyanobakteriler geosmin veya MIB üretmez.
Bu nedenle yüzey suyunda yalnızca tüketici koku şikâyetlerinin izlenmesi siyanotoksin güvenliği için yeterli değildir.[3]
Toprak-Küf Kokusu İçin Numune Alma Planı
- Kokunun gerçekten suda olduğunu doğrulayın: Bardağı lavabodan uzaklaştırarak koklayın.
- Sorunun yaygınlığını belirleyin: Tek musluk, tek daire, bütün bina veya bütün bölge mi?
- Soğuk ve sıcak suyu karşılaştırın: Sıcak su sisteminin etkisini değerlendirin.
- Ham suyu örnekleyin: Kaynakta geosmin/MIB bulunup bulunmadığını belirleyin.
- Arıtılmış suyu örnekleyin: Arıtma prosesinin giderim etkisini değerlendirin.
- Dağıtım veya bina giriş numunesi alın: Kokunun şebekede gelişip gelişmediğini araştırın.
- Depo öncesi ve sonrası karşılaştırın: Depo ve su yaşının etkisini belirleyin.
- Koku olayının meydana geldiği anda numune alın: Mevsimsel olayları kaçırmayın.
- Geosmin ve 2-MIB’nin yanında yardımcı parametreleri ölçün: Tek bileşikle yetinmeyin.
- Yüzey suyu kaynağında siyanotoksin riskini ayrı değerlendirin: Koku toksin analizi değildir.
Hangi Durumlarda Yalnızca Geosmin ve MIB Analizi Yeterli Değildir?
Aşağıdaki durumlarda daha geniş inceleme gerekir:
- Geosmin ve MIB tespit edilmediği halde koku devam ediyorsa,
- koku yalnızca şebeke veya binada oluşuyorsa,
- kokuya renk ve sediment eşlik ediyorsa,
- alg çoğalması görülüyorsa,
- mikrobiyolojik güvenlikten şüphe ediliyorsa,
- koku kimyasal veya solvent benzeri özellik de taşıyorsa.
Bu durumlarda daha geniş uçucu ve yarı uçucu tat-koku bileşiği taraması, mikrobiyolojik değerlendirme veya dağıtım sistemi incelemesi gerekebilir.
Toprak ve Küf Kokusu İçin Hızlı Tanı Tablosu
| Gözlem | Öncelikli araştırma alanı |
|---|---|
| Bütün şehirde mevsimsel toprak kokusu | Kaynak su, siyanobakteri, geosmin ve 2-MIB |
| Yağmurdan sonra başladı | Yüzey akışı, sediment, organik madde, aktinomisetler |
| Sadece bina deposundan sonra var | Depo, su yaşı, biyofilm |
| Sadece tek dairede var | Daire içi tesisat veya arıtma cihazı |
| Sadece tek muslukta var | Perlatör, lokal tesisat veya lavabo gideri |
| Sadece sıcak suda var | Su ısıtıcısı ve sıcak su tesisatı |
| Sabah ilk suda güçlü, akıtınca geçiyor | Durgunluk ve bina içi biyofilm |
| RO sonrası başladı | Tank, post karbon, hortumlar, sanitasyon |
| Geosmin/MIB yüksek | Biyolojik tat-koku olayı |
| Geosmin/MIB negatif ama küf kokusu var | Diğer koku bileşikleri ve dağıtım sistemi araştırılmalı |
Sık Sorulan Sorular
Suda toprak kokusu varsa en olası neden nedir?
Yüzey sularında en önemli nedenler arasında geosmin ve 2-MIB bulunur. Bu bileşikler bazı siyanobakteriler ve aktinomisetler tarafından üretilebilir.[2]
Küf kokusu suda gerçekten küf mantarı olduğu anlamına gelir mi?
Hayır. Geosmin, 2-MIB ve başka mikrobiyal metabolitler küf veya rutubet olarak algılanan kokular oluşturabilir.
Geosmin sağlık için zararlı mıdır?
İnsanların geosmini algıladığı çok düşük konsantrasyonlarda sorun esas olarak estetik su kalitesi ve tüketici kabulüyle ilişkilidir. Geosmin kokusu tek başına suyun sağlık açısından tehlikeli olduğunu göstermez.[6]
Toprak kokusu varsa mikrosistin de var mıdır?
Hayır. EPA’ya göre tat-koku bileşikleri ile siyanotoksinler birlikte bulunabilir ancak biri diğerinin güvenilir göstergesi değildir.[4]
Koku yoksa siyanotoksin olmadığı söylenebilir mi?
Hayır. Siyanotoksin üreten bütün siyanobakteriler geosmin veya MIB üretmez. Koku toksin taramasının yerine geçmez.[3]
Geosmin ve MIB hangi birimle ölçülür?
Genellikle ng/L düzeyinde analiz edilir. İnsanların bu maddeleri algılama eşiği birkaç ng/L kadar düşük olabilir.[2]
TDS metre geosmin ölçer mi?
Hayır. TDS metre geosmin veya 2-MIB için seçici analiz yapmaz. Bu bileşikler özel laboratuvar yöntemleriyle ölçülmelidir.
Klorofil-a yüksekse geosmin de mutlaka yüksek mıdır?
Hayır. Klorofil-a genel fitoplankton biyokütlesinin göstergesidir. Geosmin üretimi belirli mikroorganizmalara bağlıdır.
Fikosiyanin yüksekse toksin var mıdır?
Kesin olarak söylenemez. Fikosiyanin siyanobakteri biyokütlesi için yardımcı bir göstergedir; doğrudan toksin analizi değildir.[3]
Lavabo gideri suyu küf kokuyor gibi gösterebilir mi?
Evet. EPA, giderdeki bakteriyel büyümenin topraksı veya küfümsü kokuyla karıştırılabileceğini belirtmektedir.[5]
Kokunun sudan mı giderden mi geldiğini nasıl anlarım?
Temiz bir bardağa su doldurun ve bardağı başka bir odaya götürerek koklayın. Koku bardakta devam etmiyorsa lavabo gideri veya çevresi araştırılmalıdır.
Aktif karbon toprak kokusunu giderir mi?
Uygun aktif karbon geosmin ve MIB gibi tat-koku bileşiklerini adsorbe edebilir. Ancak gerçek performans karbon türüne, temas süresine ve su kimyasına bağlıdır.[4]
Eski karbon filtre küf kokusuna neden olabilir mi?
Bakımı yapılmayan filtrelerde organik madde birikimi ve biyolojik büyüme meydana gelebilir. Bu nedenle filtre ve sistem sanitasyonu değerlendirilmelidir.
RO suyunda küf kokusu varsa membran mı bozulmuştur?
Mutlaka değil. Membran çıkışı, tank, post karbon, mineral filtre, hortum ve ürün musluğu ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Kuyu suyunda yağmurdan sonra toprak kokusu oluşması önemli midir?
Evet. Yüzey suyu ve sediment girişi olasılığı araştırılmalıdır. Bulanıklık ve mikrobiyolojik analizler de değerlendirmeye eklenebilir.
Toprak kokusu varken suyu kaynatmak yeterli midir?
Hayır. Kaynatma geosmin ve MIB kontrolü için standart çözüm değildir ve kokunun gerçek kaynağını ortadan kaldırmaz.
Geosmin ve MIB negatif ama su hâlâ küf kokuyor. Neden?
Koku başka organik bileşiklerden, dağıtım sistemi biyofilminden, tesisattan, filtreden veya giderden kaynaklanabilir. Geosmin ve MIB dışındaki tat-koku bileşikleri ayrıca araştırılabilir.[12]
Kaynağı Bulmak İçin Teknik Kontrol Sırası
- Kokuyu tanımlayın: Toprak, küf, rutubet, çürümüş bitki veya başka bir karakter mi?
- Kokunun gerçekten suda olduğunu doğrulayın: Bardağı lavabodan uzaklaştırarak kontrol edin.
- Sorunun yaygınlığını belirleyin: Tek musluk, tek ev, bina veya bütün şebeke mi?
- Ham ve arıtılmış suyu karşılaştırın: Kokunun kaynakta bulunup bulunmadığını belirleyin.
- Geosmin ve 2-MIB analizi yaptırın: Ng/L düzeyinde yeterli hassasiyet arayın.
- Yüzey suyu kaynağında biyolojik göstergeleri inceleyin: Klorofil-a, fikosiyanin ve siyanobakteri verilerini değerlendirin.
- Besin maddelerini kontrol edin: Fosfor ve azot parametrelerini izleyin.
- Fizikokimyasal koşulları kaydedin: Sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, bulanıklık ve renk verilerini inceleyin.
- Siyanotoksin riskini ayrı değerlendirin: Kokunun toksin testi olmadığını unutmayın.
- Dağıtım sistemini değerlendirin: Dezenfektan kalıntısı, su yaşı ve biyofilm göstergelerine bakın.
- Bina deposu ve evsel arıtmayı kontrol edin: Kokunun bina içinde oluşup oluşmadığını belirleyin.
- Geosmin/MIB açıklamıyorsa daha geniş analiz yapın: Diğer tat-koku organik bileşiklerini değerlendirin.
İçme suyundaki toprak ve küf kokusunun kaynağını doğru belirlemek için tek bir TDS, pH veya genel mikrobiyoloji sonucu yeterli değildir. En doğrudan hedef parametreler geosmin ve 2-MIB olsa da özellikle yüzey suyu kaynaklarında klorofil-a, fikosiyanin, siyanobakteri topluluğu, azot-fosfor yükü, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen, bulanıklık, organik madde ve gerektiğinde siyanotoksinler birlikte değerlendirilmelidir.[3]
Koku ham suda bulunmuyorsa araştırma arıtma sistemi, dağıtım hattı, su yaşı, biyofilm, bina deposu ve kullanım noktalarına doğru ilerletilmelidir. Böylece yalnızca kokuyu maskeleyen bir filtre eklemek yerine kokunun gerçekten nerede ve hangi mekanizmayla oluştuğu belirlenebilir.