Soğuk Su İçmenin Mide Üzerindeki Etkileri
Çok soğuk su içmek, buzlu su gibi 10°C’nin altındaki sıcaklıklarda tanımlanan, midede geçici gastrik motilite baskılanması ve abdominal viscerada potansiyel vazokonstriksiyon dahil olmak üzere fizyolojik tepkileri tetikleyebilir; bu durum, özellikle irritabl barsak sendromu (IBS) gibi hassas bireylerde rahatsızlığa veya hazımsızlığa yol açabilir. Ancak, soğuk su midede 20-30 dakika içinde hızla vücut sıcaklığına (~37°C) ısınır ve spazmlara neden olmaz, sindirimi engellemez veya sağlıklı bireylere zarar vermez.[1][2][3][4][5]
Bilimsel çalışmalar, 2°C’de 500 mL su alımının, daha sıcak suya (37°C veya 60°C) kıyasla gastrik kontraksiyon frekansını önemli ölçüde azalttığını, daha fazla gastrik distansiyona ve önceki araştırmalara dayalı olarak potansiyel olarak daha yavaş gastrik boşalmaya yol açtığını göstermiştir; bu durum, tokluk hislerine katkıda bulunabilir.[1] Gastrik motilitenin bu modülasyonunun, gastrointestinal sistemdeki sıcaklığa duyarlı nöral yolaklar aracılığıyla gerçekleştiği düşünülmektedir, ancak sağlıklı bireylerde tipik olarak rahatsızlığa neden olmaz.[1] Buna karşın, IBS’li kişilerde, 220 mL soğuk su tüketimi bile visseral algı eşiklerini düşürerek rektal distansiyona karşı hassasiyeti artırır ve karın semptomlarını, örneğin ağrı, şişkinlik ve rahatsızlığı kötüleştirir.[3]
Mekanik olarak, soğuk su alımı, abdominal bölgede kan akışını ve venöz kapasiteyi azaltarak, midede dahil olmak üzere splanchnic vaskülatürde sempatik aracılı vazokonstriksiyonu tetikleyebilir.[2] Bu vazokonstriktif yanıt, soğuk uyaranlara karşı daha geniş kardiyovasküler uyumun bir parçasıdır.[2] Genel olarak, akut etkiler sağlıklı kişilerde genellikle hafif ve geri dönüşümlü olsa da, risk altındaki gruplar için potansiyel sindirim sorunlarını azaltmak amacıyla ölçülü tüketim önerilir.[1][3]
Genel Bakış
Tanım ve Kapsam
Gastrointestinal sağlık bağlamında, “çok soğuk su”, 2°C civarındaki buzlu su gibi düşük sıcaklıktaki içecekleri ifade eder; bu içecekler, oda sıcaklığındaki veya daha sıcak suya kıyasla midede fark edilebilir fizyolojik tepkileri tetikler.[1]
Bu makale, böyle çok soğuk su tüketiminin mide üzerindeki etkilerine odaklanmaktadır.[1]
Temel endişeler arasında, mide mukozal vazokonstriksiyonu yer alır; bu durum, mide zarına kan akışını azaltabilir; abdominal rahatsızlık veya ağrıya yol açan baskılanmış gastrik motilite; ve özellikle mevcut gastrik durumları olan hassas popülasyonlarda değişen sindirim süreçlerinden kaynaklanan hazımsızlık bulunur.[6] Bu etkiler, sonraki bölümlerde fizyolojik mekanizmalar aracılığıyla incelenmektedir.
Tarihsel ve Kültürel Perspektifler
Geleneksel Çin Tıbbı’nda (TCM), soğuk içeceklerin tüketimine karşı uzun zamandır uyarı yapılmaktadır; bunlar, vücudun iç dengesini ve sindirim uyumunu bozduğu görüşüyle, soğuk suyun dalak ve midenin yang enerjisini zayıflatarak bozulmuş sindirime yol açtığına inanılır.[7] Benzer şekilde, Ayurveda’da, antik Hint tıbbı sisteminde, soğuk su, mide fonksiyonu ve genel metabolik uyum için gerekli olan agni olarak bilinen sindirim ateşini söndürdüğü için geleneksel olarak uyarılır; metinler, gastrik sağlığı desteklemek için ılık veya oda sıcaklığında su önermektedir.[8] Bu perspektifler, hem Çin hem de Hint geleneklerinde su sıcaklığının bedensel canlılıkla erken kültürel ilişkilerinden kaynaklanır; burada sindirim yolunda sıcaklığın korunması, nemlilik veya durgunluk gibi dengesizlikleri önlemek için kritik görülmüştür.[9]
19. ve erken 20. yüzyıllarda, Batı tıbbi metinleri sıklıkla buzlu su içmeye atfedilen mide krampları ve diğer sindirim rahatsızlıklarının anekdotsal raporlarını not etmiş, bunları tarihsel kayıtlarda hastalıkların veya hatta ani ölümün alışılmadık nedenleri arasında listelemiştir.[10] Dönemin hekimleri, fizyolojinin ortaya çıkan anlayışlarından etkilenerek, soğuk sıvıların hızlı tüketiminin gastrik tahrişe, spazmlara ve hazımsızlığa bağlı olduğu vakaları belgeleyerek, hassas bireylerde bu semptomları önlemek için ölçülülüğü tavsiye etmiştir.[10]
Kültürel olarak, su sıcaklığı tercihleri bölgeler arasında önemli ölçüde değişmiştir; birçok Asya toplumu, özellikle Çin’de, mide rahatlığını teşvik etmek ve TCM prensipleriyle uyumlu olmak için oda sıcaklığında veya sıcak suyu tercih ederken, Batı alışkanlıklarında soğuk veya buzlu içecekler, 19. ve 20. yüzyıllarda ferahlatıcı bir norm olarak popüler hale gelmiş, potansiyel sindirim etkileri sıklıkla göz ardı edilmiştir.[11] Bu Doğu-Batı ayrımı, hidrasyon konusundaki daha geniş tarihsel tutumları yansıtır; burada Asya gelenekleri bağırsak sağlığı için termal uyumu vurgulamış, Batı uygulamaları ise sanayileşme ve kentleşme arasında soğutma etkilerini önceliklendirmiştir.[11]
Fizyolojik Mekanizmalar
Vazokonstriksiyon ve Kan Akışı Değişiklikleri
Buzlu su gibi 10°C’nin altındaki sıcaklıklarda soğuk su içildiğinde, midenin iç zarındaki kan damarlarında vazokonstriksiyona neden olabilir. Bu fizyolojik yanıt, sıcaklıktaki ani düşüşe tepki olarak bu damarların daralmasını içerir; bu durum, etkilenen dokulara kan akışını sınırlar. Sonuç olarak, mide zarına oksijen ve temel besin maddelerinin teslimi geçici olarak azalır ve potansiyel olarak lokalize doku stresine yol açar.[12]
Bu vazokonstriksiyonun arkasındaki mekanizma, soğuk maruziyetle tetiklenen koruyucu bir reflekstir; burada sempatik sinir sistemi, ısıyı korumak ve kan akışını daha soğuk bölgelerden uzaklaştırmak için aktive olur. Gastrik bağlamda, bu durum mukozal kan akışında ölçülebilir bir azalmaya neden olabilir; çalışmalar, soğutma dönemlerinde %50’ye varan azalmalar olduğunu belirtir. Örneğin, gastrik soğutma üzerine yapılan araştırmalar, bu değişikliklerin maruziyet üzerine hızla meydana geldiğini ve soğuk uyaran kaldırıldıktan sonra genellikle 15 ila 30 dakika içinde kan akışının temel seviyelere döndüğünü göstermiştir. Bu geçici hipoperfüzyon, sonraki doku stresine katkıda bulunabilir; burada azalan oksijen arzı, vücut normal fonksiyonu restore etmeye çalıştıkça gastrik hücrelerde telafi edici yanıtları tetikler.[12]
Deneysel çalışmalardan elde edilen kanıtlar, bu vasküler değişiklikleri özellikle soğuk su alımına yanıt olarak destekler. Ayrıca, mideye soğuk stres üzerine yapılan incelemeler, buzlu su içmeye benzer düşük sıcaklıklara maruziyetin gastrik mukozal kan akışını önemli ölçüde azalttığını göstermiş, bu yanıtta vazokonstriksiyonun rolünü vurgulamıştır. Bu bulgular, sağlıklı bireylerde uzun vadeli yapısal hasar olmadan mide vasküler sistem上的 akut fizyolojik etkiyi vurgular.[1][12]
Gastrik Motilite ve Sekresyonlar Üzerindeki Etkiler
Soğuk su içmek, gastrik kontraksiyonların frekansını azaltarak öncelikle gastrik boşalmayı ve motiliteyi yavaşlattığı gösterilmiştir. Çalışmalar, 2°C civarındaki sıcaklıklarda su alımının, soğuk uyaranın kontraksiyonları baskılaması nedeniyle midenin içeriğinin normal peristaltik hareketini kolaylaştıran kontraksiyonları geçici olarak azalttığını belirtir. Örneğin, sağlıklı gönüllüleri içeren bir araştırma, soğuk suyun (2°C) daha sıcak suya (37°C veya 60°C) kıyasla gastrik kontraksiyon frekansını önemli ölçüde azalttığını, daha fazla gastrik distansiyona ve daha yavaş gastrik boşalmaya yol açtığını göstermiştir.[1] Bu etki, gastrointestinal sistemdeki sıcaklığa duyarlı nöral yolakların aktivasyonuna atfedilir; bu yolaklar, midenin yiyecek ve sıvıları duodenuma itme hızını azaltır.[1] Ancak, alınan soğuk su 20-30 dakika içinde hızla yaklaşık 37°C’lik vücut sıcaklığına ısınır ve bu etkilerin süresini sınırlar.[13]
Gastrik sekresyonlara ilişkin olarak, soğuk su tüketimi asit üretiminde artışa neden olabilir. Gastroenteroloji çalışmalarından elde edilen deneysel veriler, soğuk sıvılara maruziyetin parietal hücrelerin artan aktivitesi nedeniyle hidroklorik asit sekresyonunu aktive edebileceğini ortaya koyar, ancak temel üretim seviyeleri değişebilir. Bu ayrım, oda sıcaklığındaki suyun fizyolojik normlarla uyumlu olarak daha yumuşak motilite ve sekresyonu kolaylaştırdığını vurgular; soğuk suyun termal uyaranı, hassas bireylerde daha belirgin değişiklikler getirir. Önemli olarak, motilite ve sekresyonlardaki bu geçici modülasyonlar, sağlıklı bireylerde spazmlara, sindirimde önemli engellemeye veya zarara yol açmaz.[13]
Vazokonstriksiyon, kan akışını gastrik duvarlara azaltarak bu motilite sorunlarını kötüleştirebilir, ancak temel mekanizma soğuğa yanıt olarak gastrik kontraksiyonların baskılanması olarak kalır. Genel olarak, bu etkiler, hidrasyon uygulamalarında sıcaklığın önemini vurgular; klinik gastroenteroloji araştırmaları, gereksiz sindirim yavaşlamalarını önlemek için ölçülülüğü vurgular.
Kısa Vadeli Etkiler
Ağrı ve Spazmlar Gibi Hemen Beliren Semptomlar
Buzlu su gibi 10°C’nin altındaki çok soğuk su içmek, sağlıklı bireylerde tipik olarak hemen abdominal ağrı, kramp hissi veya spazmları tetiklemez, ancak gastrik motiliteyi etkileyen ani sıcaklık değişiklikleri nedeniyle hafif rahatsızlığa neden olabilir. Bu reaksiyon, kontraksiyonların baskılanmasından kaynaklanır; bu durum, tüketimden kısa süre sonra rahatsızlığa neden olabilecek daha fazla distansiyona yol açar.[1] Sağlıklı bireylerde, bu semptomlar genellikle yok veya çok hafiftir ve soğuk suyun geçici olarak gastrik kontraksiyon frekansını azaltmasından kaynaklanır.[1] Alınan soğuk su 20-30 dakika içinde vücut sıcaklığına (~37°C) ısınır ve herhangi bir geçici etkinin hızlı çözülmesine katkıda bulunur.[4]
Herhangi bir rahatsızlığın başlangıcı genellikle alımından dakikalar içinde meydana gelir; çünkü soğuk sıvı hızla mide zarına temas eder. Çoğu sağlıklı insan için, herhangi bir rahatsızlık kısa sürelidir ve genellikle birkaç dakika içinde çözülür; çünkü sindirilecek katı madde yoktur ve gastrik içerikler hızla ısınır.[1] Ancak, irritabl barsak sendromu (IBS) gibi hassas gruplarda yanıt daha belirgin olabilir; visseral algı eşiklerinin düşmesi ağrı hassasiyetini artırır.[3]
Klinik gözlemler, daha büyük hacimlerde soğuk su tüketildiğinde semptomların kötüleştiğini vurgular; çünkü mide sıvıyı barındırmak için hızla genişler ve baskılanmış motiliteden kaynaklanan rahatsızlığı artıran distansiyona neden olur. Örneğin, yaklaşık 220 ml (yaklaşık 7 ons) 4°C su içen IBS hastalarını içeren bir çalışma, alım sonrası 20 dakika değerlendirilen hemen abdominal ağrı ve rahatsızlığı rapor etmiştir; bu, sıcak suyun minimal etkileriyle kontrast oluşturur.[3] Bu, soğuk suyun gastrik boşalmayı yavaşlatma eğilimiyle kötüleşir; bu durum, soğutulmuş sıvının kalmasına ve yanıtı yoğunlaştırmasına izin verir.[14] Yine de, sağlıklı bireylerde soğuk su spazmlara veya önemli zarara neden olmaz.[5]
Hazımsızlık Gibi Sindirim Bozuklukları
Soğuk su içmek, sağlıklı bireylerde geçici olarak gastrik motiliteyi yavaşlatarak hafif bir tokluk hissi ve genel distansiyona yol açabilir, ancak sindirimi önemli ölçüde engellemez veya zarar vermez. Bu, suyun düşük sıcaklığı (10°C’nin altında) nedeniyle mide kontraksiyonlarını geçici olarak baskılaması sonucu meydana gelir; bu durum, yiyecek ve sıvıların midede alışılmadık şekilde uzun süre kalmasına neden olur, ancak bu etkiler hafif ve geri dönüşümlüdür; çünkü su 20-30 dakika içinde vücut sıcaklığına (~37°C) ısınır.[1][4][5]
Bilimsel çalışmalar, soğuk su alımının tüketimden hemen sonra gastrik kontraksiyon frekansını azalttığını göstermiştir; bir araştırma, daha sıcak suya kıyasla kontraksiyon oranlarında önemli bir azalma yanında, distansiyonu belirten gastrik antral alanda artış olduğunu ortaya koymuştur.[1] Bu değişen motilite, bağırsak boyunca içeriğin yavaş geçişi tokluğu sinyalleyerek iştahtı azaltmaya da katkıda bulunur.[1] Başka bir çalışma, soğuk içeceklerin sıvıların ilk gastrik boşalma oranını yavaşlattığını doğrulamış, sindirim gecikmesine bağlantıyı desteklemiştir; ancak sağlıklı kişilerde uzun vadeli sonuçlar olmadan.[4]
Bu etkiler, aşırı yemek yeme veya baharatlı yiyecekler gibi diğer hazımsızlık nedenlerinden farklıdır; çünkü bunlar özellikle sıcaklık kaynaklı gastrik fonksiyon modülasyonundan kaynaklanır.[15] Tahriş edici temelli hazımsızlığın aksine, zarın iltihaplanmasına neden olabilecek şekilde, soğuk suyun etkisi öncelikle mekaniktir ve inflamasyon olmadan tutmayı uzatır.[1]
Uzun Vadeli Etkiler
Potansiyel Kronik Gastrik Hasar
Buzlu su gibi 10°C’nin altındaki çok soğuk suyun alışkanlık haline getirilmiş tüketimi, tekrarlanan gastrik hipotermi episodları aracılığıyla midede kronik mukozal hasara katkıda bulunabileceği hipotezi ileri sürülmüştür. Bu soğutma etkisi, alım başına 10-65 dakika boyunca gastrik sıcaklığı 22-24.7°C’ye kadar düşürebilir; bu durum, zamanla gastrik epiteli aşındıran uzun süreli inflamasyon, mitokondriyal disfonksiyon ve artan gastrik asit sekresyonuna yol açar.[12]
2024 tarihli kanıta dayalı bir hipotez, kronik buzlu su alımını, özellikle bu tüketimin daha yaygın olduğu Doğu Asya popülasyonlarında gastrik kanser gelişimi riskinin yükselmesiyle özel olarak bağlar. Çalışma, tekrarlanan hipoterminin, Helicobacter pylori kolonizasyonunu artırarak, proinflamatuar sitokin sekresyonunu (örn. TNFα, IL-1β, IL-6) sürdürerek ve hücre proliferasyonunu ve genomik instabilitesini teşvik eden soğuk şok proteinlerini indükleyerek pro-karsinojenik bir mikroçevre yarattığını önermektedir.[12]
Tekrarlanan vazokonstriksiyondan kaynaklanan kümülatif etkiler, soğuk maruziyetin gastrik kan akışını %50’ye kadar azalttığı ve doku hipoksisine neden olduğu için mide zarının bütünlüğünü daha da tehlikeye atar; bu durum, hipoksi-indüklenebilir faktörleri stabilize eder ve mukozal yaralanmayla birlikte siklik hipoksik strese yol açabilir.[12]
Gastrik motilitedeki uzun vadeli değişiklikler, sıvılar için tipik süreyi ikiye katlayabilen gecikmiş boşalma gibi, mukozayı tahriş edicilere maruziyetini artırarak ve gastroparez gibi durumları teşvik ederek kronik dispepsiye katkıda bulunabilir. Bu motilite değişiklikleri, tüketimden hemen sonra gözlemlenen kısa vadeli bozukluklar üzerine kurulur.[12]
Daha Geniş Sağlık Riskleriyle Bağlantılar
Mevcut bilimsel literatür, su sıcaklığının kronik gastrointestinal hastalıkları nasıl etkilediği ve mikrobiyota ile nörolojik sağlıkla sistemik entegrasyonlar gibi daha geniş sağlık risklerine potansiyel bağlantıları konusunda kapsamlı kapsama eksiklikleri ortaya koyar; çoğu çalışma akut etkilere odaklanır. Bu sınırlı vurgu, bu daha geniş riskleri tam olarak aydınlatmak için disiplinlerarası araştırmaya ihtiyacı vurgular.
Hassas Popülasyonlar
Yaşlılar ve Zayıf GI Fonksiyonu Olanlar
Yaşlı yetişkinler, gastrik motilitedeki yaşa bağlı değişiklikler nedeniyle gastrointestinal dayanıklılıkta düşüş yaşar; bu durum, onları soğuk su alımı dahil çeşitli faktörlerden kaynaklanan bozukluklara daha duyarlı hale getirir. Çalışmalar, yaşlanmanın gastrik motor fonksiyonda kademeli azalmalarla ilişkili olduğunu, daha yavaş gastrik boşalmaya ve azalmış sindirim verimliliğine yol açtığını belirtir.[16][17] Ancak, yaşlılarda 10°C’nin altındaki buzlu su gibi çok soğuk suyun gastrik kontraksiyonlar üzerindeki etkilerine ilişkin doğrudan çalışmalar sınırlıdır; sağlıklı genç bireylerdeki araştırmalar, soğuk suyun motilite paternlerini modüle ederek gastrik boşalmayı geciktirebileceğini gösterir; bu durum, bu süreçlerde yaşa bağlı yavaşlamaları birleştirebilir.[1]
Genel olarak zayıf GI fonksiyonu olan bireylerde, sıcaklık aşırılıklarına tolerans azalabilir; bu durum, soğuk su tüketildiğinde semptomların kötüleşmesine yol açabilir. Soğuk içecekler, vazokonstriksiyon gibi fizyolojik yanıtları tetikleyebilir ve hassas sinirleri tahriş ederek, doğası gereği bozulmuş sindirimi olanlarda daha belirgin olabilecek kramp ve bozulmuş motiliteye yol açar. Soğuk su alımını zayıflamış GI sistemlerinde abdominal rahatsızlığın daha yüksek oranlarıyla özel olarak bağlayan doğrudan gözlemsel veriler sınırlı olsa da, genel klinik incelemeler bu popülasyonlarda sindirim sorunlarına karşı artan hassasiyeti not eder ve dikkat gerekliliğini vurgular.[18]
Ayrıca, yaşlanmanın kümülatif etkileri nedeniyle sıklıkla zayıf GI fonksiyonu sergileyen yaşlılar, bu hassasiyetler ve soğuk stresi karşı koyma yeteneğinin azalması gibi yaşa bağlı termoregülatör düşüşler nedeniyle çeşitli stresörlerden kaynaklanan riskleri artırabilir. Ancak, soğuk su kaynaklı vazokonstriksiyon ve motilite değişikliklerini sindirim kırılganlıkları olan yaşlı yetişkinlerde hazımsızlık gibi artan semptomlarla doğrudan bağlayan kanıtlar, genel GI fonksiyonu üzerine gözlemsel içgörülere sınırlıdır.[19][20]
IBS Gibi Mevcut Durumları Olan Bireyler
Mevcut gastrointestinal durumları olan bireyler, örneğin irritabl barsak sendromu (IBS), soğuk su tüketirken artan risklerle karşı karşıya kalır; çünkü bu, artan visseral hassasiyet aracılığıyla semptomları kötüleştirebilir. Çalışmalar, soğuk su alımının IBS hastalarında visseral algı eşiklerini düşürdüğünü, karın rahatsızlığını artırdığını ve bağırsak duyumlarının algısını değiştirerek potansiyel alevlenmeleri tetiklediğini göstermiştir. Bu etki, temel abdominal ağrı seviyeleriyle ters orantılıdır; yani, daha şiddetli mevcut semptomları olanlar soğuk su tüketiminden sonra daha büyük yoğunlaşma yaşar.[3][21]
Ayrıca, aynı öğünde soğuk su ile sıcak yiyecekleri birleştirmek, gastrointestinal uyumu daha da bozarak IBS semptomlarını tetikleyici olarak tanımlanmıştır.[22]
Öneriler
Güvenli Tüketim Yönergeleri
Sağlıklı bireyler için, soğuk çeşitler dahil olmak üzere su içmekten yeterli hidrasyonun faydaları, mide sağlığına yönelik herhangi bir küçük potansiyel riski genellikle aşar; çünkü soğuk suyun bu popülasyonda önemli sindirim zararına neden olduğunu gösteren bilimsel kanıt azdır.[5][23] Çalışmalar, tek bir oturumda yaklaşık 2°C’de 500 mL’ye kadar çok soğuk su tüketiminin kontraksiyonları baskılayarak gastrik motiliteyi modüle edebileceğini önerir, ancak bu, genç, sağlıklı erkeklerde rapor edilen rahatsızlık veya advers etkiler olmadan meydana gelir.[1]
Geçici mide rahatsızlığı potansiyelini en aza indirmek için, örneğin yavaşlanmış sindirim gibi, öneriler arasında zaman başına 200 mL’den az gibi küçük miktarlarda ara sıra sınırlamak yer alır; özellikle hassasiyet fark edenler için ve büyük hacimlerde günlük alışkanlık olarak kaçınmak.[15] Sindirimle ilgili tıbbi literatürde mide etkileriyle ilgili güvenli tüketim için su sıcaklığına ilişkin özel yönergeler sınırlıdır; çoğu tavsiye, sıcaklıktan bağımsız olarak yetişkinler için günde 2.7 ila 3.7 litre toplam sıvı alımını vurgular ve gastrointestinal durumları olan hassas gruplar için ölçülülüğü tavsiye eder.[6]
Alternatifler ve Azaltma Stratejileri
Oda sıcaklığında veya ılık su tüketmek, sindirim sağlığını korumak için çok soğuk suya daha güvenli bir alternatif olarak hizmet eder; çünkü soğutulmuş içeceklerle gözlemlenen gastrik motilite bozukluklarından kaçınır. Çalışmalar, 37°C civarındaki (vücut sıcaklığı) suyun, 2°C’deki soğuk suyla kıyasla enerji alımını azaltmadığını göstermiştir; soğuk su mide kontraksiyonlarını modüle edebilir.[1] Buna karşın, oda sıcaklığındaki su daha yumuşak bağırsak hareketini ve barsak düzenliliğini teşvik eder; bu durum, özellikle sıcaklık aşırılıklarından rahatsızlığa eğilimli olanlar için günlük hidrasyon için tercih edilen bir seçenek haline getirir.[24]
Soğuk su içmenin advers etkilerini azaltmak için bireyler, mideye şoku azaltarak ve spazm veya ağrıyı en aza indirerek büyük hacimleri yutmak yerine küçük miktarlarda yavaşça yudumlamak gibi stratejileri benimseyebilir.[15] Oda sıcaklığındaki su kullanmak da sindirim üzerindeki etkisini yumuşatabilir.[25] Ayrıca, soğuk su alımını izleyen zencefil veya papatya gibi yatıştırıcı bitki çayları, sindirim kaslarını rahatlatıp anti-enflamatuar özellikleri aracılığıyla şişkinlik veya kramp gibi semptomları azaltarak herhangi bir resulting rahatsızlığı hafifletebilir.[26]
Araştırmalardan elde edilen kanıtlar bu alternatifleri destekler; daha sıcak içeceklerin soğuk olanlarla ilişkili yavaşlama olmadan normal gastrik motiliteyi koruduğunu gösterir ve böylece hidrasyon sırasında genel mide rahatlığını destekler.[14] Örneğin, egzersiz sonrası çalışmalar, 60°C’deki içeceklerin daha soğuk seçeneklere (2°C) kıyasla motilite frekansını artırdığını belirtir ve sindirim verimliliği için sıcaklık ölçülülüğünün faydalarını vurgular.[27]
Referanslar
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7000532/
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC9064858/
- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/16741609/
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC1433604/
- https://www.healthline.com/health/is-drinking-cold-water-bad-for-you
- https://www.today.com/health/diet-fitness/is-cold-water-bad-for-you-expert-explains-rcna233394
- https://www.pingminghealth.com/article/581/warming-and-cooling-characteristics-of-common-foods/
- https://srisritattvausa.com/blogs/knowledge-center/the-impact-of-cold-water-on-your-digestion
- https://www.asianstudies.org/publications/eaa/archives/cultural-associations-of-water-in-early-chinese-and-indian-religion-and-medicine/
- https://shannonselin.com/2016/10/drinking-cold-water-causes-death/
- https://www.topchinatravel.com/china-guide/hot-water-vs-cold-water.htm
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11573998/
- https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1433604/
- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/30617417/
- https://www.healthcentral.com/digestive-health/stomach-hurts-after-drinking-water
- https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC11996696/
- https://www.aginganddisease.org/EN/10.14336/AD.2025.0565
- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/12016432/
- https://journals.physiology.org/doi/full/10.1152/japplphysiol.00202.2003
- https://www.gastrojournal.org/article/S0016-5085(02)70678-1/fulltext
- https://www.researchgate.net/publication/7040594_Visceral_hypersensitivity_following_cold_water_intake_in_subjects_with_irritable_bowel_syndrome
- https://www.webmd.com/ibs/ibs-triggers-prevention-strategies
- https://www.medicalnewstoday.com/articles/325038
- https://www.medicinenet.com/drink_cold_water_or_room_temperature_water/article.htm
- https://www.springwellwater.com/stomach-hurts-after-drinking-water/
- https://www.healthline.com/nutrition/tea-for-upset-stomach
- https://www.cambridge.org/core/journals/british-journal-of-nutrition/article/effects-of-different-temperatures-of-postexercise-proteincontaining-drink-on-gastric-motility-and-energy-intake-in-healthy-young-men/45FE5AE72381B633719ED10270771496